Ülkeye, sosyologlar el atmalı.. Yaşadıklarımız normal şeyler değil, herkes kendisine göre bir yorum getiriyor; toplum ilişkilerini, aileleri, eğitimi her bir noktayı inceleyen sosyologlar sahaya inmeli.. Eğitim doğmakla başlar, ölümle biter bu durum ebeveynler için de geçerlidir. Bir yerlerde eksiklik var; sosyal çürüme diyoruz, Çürümeyi başlatan saptamalar nedir? Çocukları ezdirmeyen, onlara sorumluluk vermek istemeyen ebeveynlerin, ‘biz çektik, onlar çekmezsin’ mantığıyla iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz, sadece odalarına geçip saatlerce farklı şeylerle zaman geçiren çocukların, daha modern olduğunu sanılan bir sistem.. Ne yazık ki sonrası kopuk iletişimler ve ruhsal bunalımlar..
“İyilerle birlikte olun çünkü insan “insanın rengini alır.. Yolda yürürken yanında geçtiğimiz insanlar bile iyi olsun. İyilere denk gelsin ömrümüz. Kalbi güzel insanlara denk gelmek, bu dünyanın en güzel olasılığı..“
Giorgio Agamben; “Yapay zekâ, yapay olduğu için değil; öznenin dışında düşündüğü için tehlikelidir. Asıl risk makine değil, insanın düşünmekten vazgeçmesidir” diyor. Mükemmel bir analiz, ilerleyen zamanlarda makinelere bağlı hayatın insan ilişkilerini etkileyen bir yapıya dönüşüp, insanın kendi eliyle yok oluşunu izleyecek insanlık.. Sorgulamadan, düşünmeden yaşanan bir yaşam, can vermeden ölmeye mahkum olacaktır..