Günaydın. Neyin nesi bu bitkinlik? Nedir bu çaresizlik türküleri, bitmişlik, bıkmışlık? Bütün bunlar şu çirkin asra ait bir hastalık, o kadar. "Saçlarına kiraz miraz tak, yılgın olma. Bak, birtakım düşünceler birtakım duygularla geliyor." diyor Günçe, kulaklarımıza bahar şarkıları mırıldınarak. Saçlarınıza kiraz takın sevgili okur, şaire uyarak. Var olun.
Atla insan arasındaki tek fark, atın atı kıskanmamasıdır. Atlar bu konuda kıskançlık nedir bilmezler. Tanrı'ya şükür, insanlar da atları kıskanmayı henüz öğrenemediler.
Bu kadının gözleri de yeryüzünde başka hiç kimsede yoktu... Gözleri, şırıl şırıl bir derenin dibinde ay ışığı vuran taşlar gibi parlar, bir açılır, bir koyulaşırdı.
Demek ki düşünmemek unutmak demek değilmiş. Aslında Tanabay unuttuğu için değil, istemediği için düşünmüyordu geçmişini. Düşünmemeye çalışırdı o acı veren geçmişi.