Bu kadının gözleri de yeryüzünde başka hiç kimsede yoktu... Gözleri, şırıl şırıl bir derenin dibinde ay ışığı vuran taşlar gibi parlar, bir açılır, bir koyulaşırdı.
Demek ki düşünmemek unutmak demek değilmiş. Aslında Tanabay unuttuğu için değil, istemediği için düşünmüyordu geçmişini. Düşünmemeye çalışırdı o acı veren geçmişi.
"Hepimiz böyleyiz işte." diye düşünüyordu, "Birbirimizden pek farkımız yok. Ancak ağır hastalandığımız ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, ancak o son demde anlıyoruz.