Mehmet Noyan ALP

Mehmet Noyan ALP
@2maverick6
Emekli subay, Bundan Sonra Asker Oluşumuz kitabının yazarı
Yüksek Lisans
Afyonkarahisar
Eskişehir, 17 Eylül
45 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
htpps://www.ikinciadamyayinlari.com
Şu anda okuduğu kitaplar
10/10
·679 syf.··
Beğendi
·
2025 57. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2025 18:52
İsmet İNÖNÜ’nün anılarının, kendi sesinden kitaba aktarıldığı hatıratını uzun bir sürede ve keyifle okudum. Bunun nedeni birkaç kitabı bir arada okumam ve araya bazı kitapları almam yüzünden. İkinci adamın gözüyle Mustafa Kemal’i dinlemek heyecan vericiydi. Bu, ertelediğim ve eksikliğini uzun süredir hissettiğim bir kitaptı. İsmet paşa kitapta anılarını çok fazla ayrıntıya girerek anlatmış. Bu denli derinlemesine ayrıntı vermesine rağmen, bizlere yıllardır anlatılan iki anektodla ilgili ilginçtir hiçbir bilgi vermemiş ki doğru olsaydı hiç şüphe yok bu kitapta kesinlikle bahsederdi. İlki; Lozan Konferansında geçen göz ardı edilemeyecek bir anektod. Görüşmelerin yapılacağı salona girdiklerinde paşa, Türk delegasyonuna ayrılan sandalyelerin diğerlerinden küçük olduğunu görünce nedenini sorar. Sandalye bulamadıklarını belirten yetkililere ‘ziyanı yok, bulduğunuzda gelirim’ der ve salonu terk eder. Diğeri ise; Mudanya Mütarekesinin imzalandığı, bugün de müze olarak kullanılan binada, anlaşmanın imzalandığı kırık mermer masanın, İsmet Paşa’nın bir ara hiddetlenmesiyle eliyle kırdığı savıdır ki bu masayı ben de yerinde görmüş ve o gün anlatılan hikayeden etkilenmiştim. Ancak ne ilkinde ne de ikincisinde İsmet Paşa bu anılarından bahsetmiş. Bunları ilginç tespitler olarak buraya bırakıyor ve okuyanların yorumuna sunuyorum.
1000Kitap
İsmet İnönü - HatıralarSabahattin Selek · Bilgi Yayınevi · 200671 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Lozan’da İmza Töreni EK:8
Türkiye Devleti Başmurahhası İsmet Paşa, yerinden kalktı, oradaki masaya doğru yürüdü ve masanın tam ortasına gelince durdu. Sağ elini ‘Jaquette à taille’nin iç sol cebine götürerek oradan renkli bir mahfaza çıkardı, açtı, içinden bir altın kalem aldı ve Gazi Mustafa Kemal’in, vatanının kurtarıcısı Büyük Ata’nın muahedeyi imzalamak üzere kendisine gönderdiği tarihî kalemle, ayakta, biraz eğilerek, Umumî Kâtip Massigli’nin önüne koyduğu muahedeye, 24 Temmuz 1923, tam saat üçü dokuz geçe imzasını attı. Tarihî an, işte o andı. İşte o andı ki, 24 Temmuz 1923 senesi Salı günü saat tam üçü dokuz geçe, İsmet Paşa’nın attığı bu imza ile, Osmanlı İmparatorluğu tasfiye edilmiş ve yeni Türkiye devleti kurulmuş oluyordu! Aynı zamanda 9 senelik umumi Avrupa harbi o imzanın atıldığı anda, 24 Temmuz 1923 Salı günü saat tam üçü dokuz geçe bitiyordu.
Sayfa 606 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
İnönü’nün El Yazısıyla Anıları
Son seneleri Atatürk’ün çok zor olmuştu. Gece alkol tesiri ile alınan teşebbüsleri ertesi gün daima iptal etmek bir eski adetimiz idi. Son seneler bu adet kalkmaya başladı. Hele nihayete doğru gece arzu veya teşebbüs ettiği bir işi ertesi gün tamamen sakin ve tamam iken de iltizam ile takip etmeye başladı. Sıhhatında ve alkolün tesiratında bu tebeddülü fark ettiğim andan itibaren korkum çok arttı.
Sayfa 618 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı

Mehmet Noyan ALP

, bir kitap okudu
10/10
·679 syf.··
Beğendi
·
99 günde okudu
·
2025 57. kitabı
Sabahattin Selek
8.4/10 · 71 okunma
Lozan’da İmza Töreni EK:8
İsmet Paşa her zamanki vakur, ciddi duruşu ile istediğini yapmış, hakkını almış bir sükûnet ve soğukkanlılığıyla bekliyordu. Yüzündeki daimi aydınlık, gözlerinin her zamanki siyah ve zeki parlayışı bugün daha ziyade dikkate çarpıyordu. İsmet Paşa’nın refakatçileri, davetliler arasında ön sırada yer almışlardı. Türkiye başmurahhasının yanında Rıza Nur Bey, ciddi bir yüzle etrafa bakıyor, Hasan Bey, Mister Grew ile konuşuyor, Umumi Kâtip Mösyö Massigli’nin ortadaki masa üzerinde muahedeleri ve eklerin sıralamasına dikkat ediyor ve gözlerindeki tecessüs okunuyordu. Bir tarafta Türkiye ve karşısında yedi devletin murahhasları… Başta İngiltere, yanında Fransa, onun yanında İtalya, arkalarında Japonya ve Japonya’nın yanında silinmiş gibi Yunanistan (Venizelos), Romanya, Belçika… Sağ tarafa bakılınca tek başına Türkiye, sol tarafa bakınca bütün dünya. İşte her şey elinden alındığı halde nihayet varlığı pahasına savaşan, kanını akıtan ve galip çıkan yeni Türk devleti ve işte onu mahvetmek için asırlardan beri uğraşan garp âlemi! Umumi harbin meşhur üçler itilafı ve ona takılı küçük itilaf manzumesi, Balkan devletleri… Fakat artık gülmüyorlardı. Artık mütehakkimane vaziyet almıyorlardı. Hatta hüzünlü, kederli görünüyorlardı.
Sayfa 604 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı