Mehmet Noyan ALP

Mehmet Noyan ALP
@2maverick6
Emekli subay, Bundan Sonra Asker Oluşumuz kitabının yazarı
Yüksek Lisans
Afyonkarahisar
Eskişehir, 17 Eylül
45 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
htpps://www.ikinciadamyayinlari.com
Şu anda okuduğu kitaplar
Terakkiperver Fırka’nın Kapatılması
Esasen bizim siyasi bünyemize eskiden beri şu hastalık arız olmuştur. Muhalefette veya iktidarda bulunanlar, kendisi şahsen geniş yürekli ve serbest fikirli olsa dahi din cereyanlarından istifade etmek imkanı bulunursa, teşkilatıyla, maiyetiyle siyasi bir menfaat olarak muvakkaten, belli bir merhaleyi geçinceye kadar, şimdilik diye ondan istifade etmeye kalkar. Kültürü buna müsait bulunmayanların bile bu sakat meylini yenmek mümkün olmuyor. Siyasi hayatımızda bu hastalık içine başından beri girmişizdir ve nihayetine kadar bu hastalıktan kurtulamamışızdır.
Sayfa 467 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İsyanın sebepleri
Şeyh Sait isyanının sebeplerini değerlendirirken dikkatli olmak gerektiği kanaatindeyim. Her halde bunu bir milli hareket olarak kabul etmemek lazımdır. Milli Mücadele esnasında ve Lozan müzakereleri devam ederken Kürtler umumi olarak Türk camiasında bulundular ve memleket birliğini muhafaza etmek, milli hükümeti kuvvetli bulundurmak için arzu ile yardımcı oldular. Sevr Muahedesi ile Kürtler, Türkler gibi kendi vatanlarını tehlikeye maruz gördüler. Çünkü Sevr hükümlerine göre, Doğu Anadolu’da Ermenistan hududu bitişiğinde bir Kürdistan devleti kurtulacaktı. Kürtler, Türk vatanının kendileriyle beraber, bilhassa doğuda Ermeni tehlikesine maruz kalacağını biliyorlardı. Milli Mücadelenin devamınca canla başla beraberlik gösterdiler. Sonra Lozan Muahedesi yapılırken de Kürtler vatansever olarak Türklerle beraber bulunmuşlardır. Kürtler, Ermeniler gibi Lozan’a gelip ayrı bir devlet için bize müracaat etmediler. Hatta biz Lozan’daki konuşmalarımızda, milli davalarımızı “biz Türkler ve Kürtler” diye bir millet olarak müdafaa ettik ve kabul ettirdik. Şeyh Sait isyanı, Kürtlerin bu umumi tutumundan ayrılan ilk işarettir.
Sayfa 465 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
CHP’nin kuruluşu
Klasik anlayışa ve umumi telakkiye göre, Atatürk’ün hem devlet başkanı, hem parti başkanı olarak çalışması, yadırganacak bir konu farz olunabilir. Ama bizde o zaman böyle bir yadırgama yoktu. Benim telakkim de böyle idi. Yeni bir devlet kuruyoruz. Bu devletin başlıca kurucusu ve hazırlayıcısı Atatürk’tür. Devletin faaliyete başladığı esnada onu ilerici, çok faal ve dinamik bir bünyeye vermek, başarılı kılmak için Atatürk, başlıca fikir ve enerji kaynağı olacaktı. Onun devletin başından ayrılması nasıl mümkün değilse, devlet idaresinin desteği olarak meydana getirdiği partinin başkanlığından ayrı düşünülmesi de o derece mümkün olamazdı. Bu hal bize çok tabii görünüyordu. Ancak devletin ve partinin normal demokratik rejim teessüs ettiği zamanlarda devlet ve parti başkanlarının aynı şahıs üzerinde birleşmemesi düşünülecek bir konu olabilirdi. Nitekim, 1924 Anayasası demokratik bir anayasa olduğu halde, bunda devlet başkanının, parti başkanlığından ayrılması fikri bir mecburiyet olarak düşünülmemiştir. Bu da gayet tabii idi. Çünkü birçok radikal reformlar 1924’te henüz tamamlanmamıştı. Atatürk, parti ile daima meşgul olmuştur. Bunu esaslı bir vazife sayıyordu. Parti başkanı olarak kalmasaydı sözü ileride Serbest Fırka’nın teşekkülünde de bahis konusu olacaktır. Fakat Atatürk, o zaman da partiler dışında kalan bir devlet başkanı yerine, mevcut partilerin hepsine müsavi muamele eden bir devlet başkanı durumu ile vaziyeti izah ve takip etmeye çalışmıştır.
Sayfa 457 - Bilgi Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı