Hiçbir insan; sadece bedeni, görünüşü ya da toplumun ona yüklediği rollerden ibaret değildir.
Bir kadın da bir erkek de; duyguları, hayalleri, düşünceleri, kırılganlıkları ve kendine ait eşsiz bir hikâyesi olan bir dünyadır. Bir insanı yalnızca dışarıdan görünen özellikleriyle değerlendirmek, onun içindeki o kocaman dünyayı görmezden gelmektir.
Bir kadının değeri sadece güzelliğinde değil; zekâsında, sevgisinde, zarafetinde ve ruhundaki inceliktedir. Bir erkeğin değeri ise sadece gücünde ya da sert duruşunda değil; merhametinde, duygularında, hassasiyetinde ve kalbindeki iyilikte saklıdır.
İnsan; bakılacak bir nesne değil, anlaşılacak bir hikâyedir. Her kadın ve her erkek; sadece görülmeyi değil, saygıyla anlaşılmayı ve olduğu haliyle kabul edilmeyi hak eder. Çünkü gerçek değer, dışarıda görünen bir şeyden değil; insanın içinde taşıdığı ışıktan gelir.