İnsana insan gibi bakma sanatı <3
Hiçbir insan; sadece bedeni, görünüşü ya da toplumun ona yüklediği rollerden ibaret değildir. Bir kadın da bir erkek de; duyguları, hayalleri, düşünceleri, kırılganlıkları ve kendine ait eşsiz bir hikâyesi olan bir dünyadır. Bir insanı yalnızca dışarıdan görünen özellikleriyle değerlendirmek, onun içindeki o kocaman dünyayı görmezden gelmektir. Bir kadının değeri sadece güzelliğinde değil; zekâsında, sevgisinde, zarafetinde ve ruhundaki inceliktedir. Bir erkeğin değeri ise sadece gücünde ya da sert duruşunda değil; merhametinde, duygularında, hassasiyetinde ve kalbindeki iyilikte saklıdır. İnsan; bakılacak bir nesne değil, anlaşılacak bir hikâyedir. Her kadın ve her erkek; sadece görülmeyi değil, saygıyla anlaşılmayı ve olduğu haliyle kabul edilmeyi hak eder. Çünkü gerçek değer, dışarıda görünen bir şeyden değil; insanın içinde taşıdığı ışıktan gelir.
2-3 hâlâ amcaya sahip olup onlarla görüşmezken, Kürt bir aileye gelin gelip aşirete karışınca kaderin tokadını anlıyorsun. 😅
Duygu ve Düşünce
Reklam
GİZLİNİN GİZLİSİNİ BİLEN HEP HAKLI ÇIKAR...
900 Katlı İnsan'ı yıllar önce okumuştum. Beğenmiştim. Mustafa Merter Hoca'ya eserinin ismini ilham edense Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleridir: "Aziz dost! Sen tek bir kişi değilsin. Bir âlemsin! Derin ve çok büyük bir denizsin. Ey insan-ı kâmil! O muazzam varlığın belki dokuz yüz kattır; dibi, kıyısı olmayan bir denizdir. Yüzlerce âlem o denize gark olup gitmiştir! Bu konuyu anlatmak uyanıklığın da uykunun da elinde değildir. Zaten bu dünya ne uyanıklık ne de uyku yeridir!" Mevzu "insanın katları" olunca aklım ister istemez Tâhâ Sûresi'ne gidiyor. 7. âyette geçen bir ifadeyi hatırlıyorum. Kısa bir meali şöyledir: "O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir!" İşte Mevlana Celaleddin Hazretlerinin mezkûr sözünden bu âyete de bakıyorum. Ferman-ı ilahînin fıtratımızdaki bir yana işaret ettiğini tefekkür ediyorum. Nedir? İnsan tek kattan ibaret değildir. Cümle latifelerinin ifade-i meram ettikleri bir meclistir. Bu meclisin dışarıya aksettirdiği karar bir de çıksa içeride nice nice "al-ver"ler olmaktadır. Ve Alîm-i Mutlak olan Rabbimiz de bize, bu âyet-i celile ile, "içeride olanlardan haberdar olduğunu" beyân buyurmaktadır. Zira, o sadece Rab değildir, Rabbü'l-Alemîn'dir. Hiçbir âlem onun bilişinden saklanamaz. İster büyüklüğüne, ister küçüklüğüne, ister tasannusuna sığınsın. __Yalnız şuur-şuuraltı düzleminde ele almayalım bunu lütfen. Fazlası da var. Ki kitabında Mustafa Hoca sarhoşluğunda bambaşka bir karaktere dönüşen insanların dahi bu sırrın parçası olduğunu söylüyor. Yâni sarhoşluk onları dönüştürmüyor. İçlerindeki başka bir katı ortaya çıkarıyor. Tıpkı Split filminde olduğu gibi. Doğru çağrıyla içeride varolanlardan birisi yüzeye çıkıyordu. İrâde bu çağrının aracı oluyordu. Mâlûm: Karşılaştığımız insanlar dahi bizdeki farklı katları uyandırabilirler bazen. Yüzlerine
Tefekkürât
Freud’un bir anlatısına göre genç bir insanın hayatını mahveden 3 şey vardır; duygusallık, farkındalık ve fazla düşünmek. Yüksek bir bilinç düzeyi, en büyük cehennemdir.
1000Kitap
Haziran ayı okuma listem 1 ölü canlar 2 Empati 3 Görünmez koleksiyon 4 Rüzgarın şarkısını dinle
Geri takip yapınca hemen takipten çıkıp beni listede bırakma uyanıklığını kimden öğrendiniz? Madem çıkıyorsunuz, beni de çıkarsanıza. Sizi tek tek bulup temizlemekle mi uğraşacağım ben? Gerçekten çok zor değil, azıcık dürüst olun. Biri var rezil etmek istemiyorum bana yakışmaz zaten. 3 kere adamı çıkardım takipten 3 kere takip etti bende ettim sürekli çıkıyor az önce eklemiştim baktım yine çıkmış amacınızı anlamıyorum ben, çıkıyorsanız çıkarın sizinle aynı yerde kalmaya meraklı olan yok.....
Reklam
Reklam