“Bak önce ağlamayı bırakmalısın” dedi Kumkurdu “Yoksa aradığın şeyi göremezsin”…
Sayfa 16 - Pegasus·Kitabı okuyor
DANTE ve İTALYANCANIN GELİŞİMİ...
(...) Hayat yolumuzun yarı yerinde… Nel mezzo del cammin di nostra vita!.. Bu Toskana şivesiyle yazılmış âhenkli cümle, pek çok bakımdan Avrupa tarihinde bir ilki temsil eder. Böylece Kilise Lâtincesi’nin baskısından uzaklaşarak İtalyanca’nın temellerini atmış ve kendisinden sonra da bu yolun izlenerek Avrupa’da “millî dil”lerin oluşmasına yol açmıştır. Komedya, onbirli hece vezniyle ve üçer mısradan oluşan (terza rima) tarzında kaleme alınmıştır. Her biri 33 bendden oluşan 3 cild, 99 bendlik bir manzume teşkil eder. İncelemeciler, ondaki şekil kaygusunun yanında ifade gücü ve tasvir hünerine de hayran kalmışlardır. Komedya’dan önce bir kocakarı hırıltısı derekesinde bulunan İtalyanca, ondan sonra ve onun sayesinde, dünyanın en gelişmiş lisanlarından biri olmanın kapısını aralamıştır. Kendisi de bu dil mevzuuyla yakından ilgilenen Dante, bu mevzuda müstakil bir eser de vermiştir.
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
Reklam
Nefret dolu söylemlerin yayılmasına müsade ettiğinde, ruh hastalığı egemen olur
Alıntı
HER HAÇIN ALTINDA BİR İBLİS VARDIR!
(...) Milâdî 1300 yılı… Darbeci Papa VIII. Bonifacio’nun “Jübile Yılı” ilân etmesiyle, Hristiyanlığın Avrupa içindeki çekişmeler arasında kazandığı en önemli zaferlerden biri gerçekleşti. Avrupa’nın her yanından Hristiyanlar akın akın Vatikan’a geliyor, Papa’nın “Sizi afv ve takdis ettim!” buyruğuna nâil oluyor ve günahlarından arınmış, Cennet’e ölmeden ayağını atmış olarak memleketlerine dönüyordu. Bu, şimdiye dek benzeri görülmemiş olağanüstü uhrevî hava, Avrupa içinde yeniden Roma düşleri kuran asiller takımının suratına ağır bir şamar indirdi; 2 milyona yakın Hristiyan'ı “Hacı” yapan Papa, bir ânda her şeye hâkim oldu. Bu arada, bu uhrevî heyecana şahid olan Dante’nin kalbine de… Dante bu olağanüstü atmosferden o kadar etkilendi ki, onu hiçbir zaman unutmayacak ve İlâhî Komedya’yı bir nevî bu etki ile kaleme alacaktı. Ve bu vecd iklimi içinde, “Her haçın altında bir iblis vardır!” özdeyişini unutan her Hristiyan'ın başına gelecek şey, onun da başına geldi. Avrupa’da kendini olağanüstü güçlü hisseden Papa, ilk iş olarak, Fransa Kralı Charles Valois’yı Floransa’yı işgal etmeye dâvet etti. Fransa Kralı şehre girince Beyazlar’ı alaşağı edecek, Siyahlar’ı işbaşına getirecek ve alaşağı edilen Beyazlar arasında, Floransa’nın âdil idarecisi Durante Alighieri de bulunacaktı. Beraberinde; sahtekârlık, irtikab, vatana hıyanet gibi müsned suçlara istinaden aldığı 2 yıl sürgün, 500 florin para ve ömür boyu siyasetten men cezası… Daha acîbi; bu yüklü para cezasını 3 gün içinde tediye etmediği takdirde, Floransa’daki tüm malvarlığına el konulacak ve kendisi ateşte yakılmak suretiyle idam edilecek… Firar. O şehirden bu şehire, o ülkeden bu ülkeye nefes nefese kaçmak ve kovalanmak. Bazen soluklanıp mücadeleye karar vermek. Sürgünde birleşen Beyazlar ve onlara katılan
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
Yağmuru seviyorsan, ıslanman gerek. Ateşi seviyorsan, yanman gerek. Biliyorum. Yanıyorum. Ve hiçbir şikayetim yok.
Sayfa 248·Kitabı okuyor
Alıntı
Bir vazgeçiş. Ve ölümün hafifliği... Ya tut elimi, Ya da yanında götür.
Sayfa 233·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam