Türkçe okuyup Kürtçe tercüme ettiğim kitap
Sene 1994... İlkokul 3. sınıf öğrencisiyim. Büyük bir coşkuyla kutlanan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı'nda birçok gösteri ve yarışma düzenlenirdi. Hiçbir ulusal ve dini bayram bizi "23 Nisan" kadar heyecanlandırmazdı. Biz çocuktuk, 23 Nisan ise çocuk bayramıydı. İlkokul 3. sınıf öğrencisiyken, düzenlenen yarışmalardan birinde (yumurta yarışı) ikinci olmuştum ve sınıf öğretmenim ödül olarak bana bu kitabı vermişti. Birinci olan arkadaşıma ise pastel boya seti verilmişti. Diğer çocukların hepsi pastel boya ödülünü alan arkadaşın etrafında toplandı. Bu çok ağrıma gitti ve ağlayarak eve döndüm. Tabii bana verilen ödülün daha değerli olduğunu çok sonradan öğrenecektim. Eve varınca kitabı gelişigüzel bir kenara attım ve kanepeye uzanıp tamamen rahatlayana kadar ağladım. Başımı kaldırdığında babaannem (Huzur içinde uyusun) tepemde duruyordu, elinde o kitap vardı. "Bana bu kitabı okur musun oğul," dedi, bazı sayfalardaki resimlere bakarak. "Güzel bir hikâyeye benziyor." Kitabı Türkçe okuyup babaanneme Kürtçe tercüme ettim. Babaannem beni can kulağıyla dinledi. Ona tercüme ederken bazı yerlerde çok heyecanlandı ve heyecanını belli etti, bazı yerlerde güldü, mutlu oldu. Babaannem hikâyeden bir şey anladı mı bilmiyorum ama ben hiçbir şey anlamamıştım. Birkaç gün sonra kitabı tekrar okudum. O benim okuduğum ilk kitaptı. Kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum ama tamamını ezberlemiştim. Öğretmenime kitabı ezberlediğimi söylediğimde, şaşırarak Neden böyle bir şey yaptığımı sordu. "Çünkü çok güzel" dedim sadece. Öğretmenim ertesi gün bana Dede Korkut setini getirdi. Bunu nasıl anlatayım bilmiyorum! Tabiri caizse, çölde bir bardak su ararken, su kuyusuna rastlamak gibi bir şeydi. Benim kitap okuma alışkanlığım böyle başladı. Peki sizin?
1000Kitap
Trafik konusunu çok önemsiyorum. Bence eğitimin, kuralların ve cezai yaptırımların en gerekli olduğu alanlardan biri trafiktir. Trafik kazaları, daha doğrusu trafik cinayetleri nedeniyle her yıl yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Bu konu, kişisel olarak anksiyetemi de yükselten bir alan. Bu konuda hem yöneticilerin hem de yurttaşların yapması gereken çok şey var. Örneğin ehliyet alımı zorlaştırılmalı, sürücü eğitimi daha da zenginleştirilmeli ve gerekirse herkes 3 veya 5 yılda bir yeniden belirli testlere tabi tutulmalıdır. Toplum trafik kazalarını önlemek için daha dikkatli ve bilinçli olmalıdır
Reklam
Mürekkep Lekesi 3 ve 4. bölümler şu anda yayındaa🥳🥳
Edebiyat
Muharrem ayına 3 gün kaldı. Sinezen okumayı öyle özledim ki. Normalde de arada okurdum ama kendi sesime sevdalı biriyim. Çok karizmatik sesim var. Bir an gelse de şöyle kendimden geçe geçe sinezen okusam. 😊
1. Dünya Bir İmtihan Alanıdır İslam dinine göre dünya, kalıcı bir yurt değil, bir imtihan (test) meydanıdır. İyinin kötüden, samimi olanın olmayandan ayırt edilmesi için bir zıtlığın olması gerekir. Şeytanın Rolü: Şeytan, insanın içindeki iradeyi ve Allah'a olan bağlılığını sınayan bir araçtır. Eğer dünyada hiçbir kötülük, hiçbir fısıltı veya günaha yönlendiren bir güç olmasaydı, insanın "iyiliği seçmesinin" bir kıymeti kalmazdı. İrademizle doğruyu seçebilmemiz için, karşımızda yanlış yolu gösteren bir unsurun da var olması gerekir. 2. Şeytan'a Verilen Süre (Mühlet) Kur'an-ı Kerim'de anlatıldığı üzere, Hz. Adem yaratıldığında Allah tüm meleklere ve İblis'e saygı secdesi yapmalarını emretmiştir. İblis, kibirlenerek bu emre karşı çıkmış ve huzurdan kovulmuştur. Kovulduktan sonra İblis, Allah'tan insanların doğru yoldan saptırmak için kıyamet gününe kadar mühlet (süre) istemiştir. Allah da kendi hikmeti gereği ona bu süreyi vermiştir. Ancak Allah, ihlaslı (samimi) kullarına Şeytan'ın hiçbir zorlayıcı gücünün olamayacağını da açıkça belirtmiştir. Şeytan sadece fısıldar ve davet eder; zorla günah işleme gücü yoktur, seçim her zaman insana aittir. 3. İnsanın İrade ve Özgürlüğü Allah, melekleri iradesiz olarak yaratmıştır; onlar sadece kendilerine verilen emirleri yerine getirirler, günah işleyemezler. İnsanın Farkı: İnsan ise hem iyiliğe hem de kötülüğe meyledebilecek bir irade (seçim hakkı) ile yaratılmıştır. Şeytanın varlığı, insanın bu iradesini kullanmasını sağlar. İnsan, Şeytan'a ve nefsine uymayıp Allah'ın rızasını kazandığında, iradesiz olan meleklerden bile daha üstün bir makama ulaşabilir. 4. Allah'ın İsim ve Sıfatlarının Tecellisi (Görünmesi) Dünyanın yaratılması ve Şeytan'a mühlet verilmesi, Allah'ın pek çok sıfatının tecelli etmesine
Din
Çocuk gelmiş blok mlok bir şey dinliyom sen ne dinliyon diyo benim playlist sana 3 beden büyük gelir. (Uygar Doğanay)
Reklam
Reklam