3/10
·168 syf.··
2026 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 02:47
3/10 Bugün, yeni bir yazarla tanışacak olmanın heyecanıyla elime aldığım ama ne yazık ki ciddi bir hayal kırıklığıyla bitirdiğim bir kitapla geldim: Toshikazu Kawaguchi’den "Elveda Demeden Önce". Aslında bu kitabın dünyaca ünlü bir serinin parçası olduğundan bile haberim yoktu, kapağında görünce öğrendim. Niyetim popüler bir serinin gölgesine sığınmak değil, edebiyatta tamamen yeni bir kapı aralamaktı. Ne yazık ki araladığım bu yeni kapı, arkasında derinlikli bir dünya yerine büyük bir yapaylık barındırıyormuş; bu yüzden kitaba puanım net bir şekilde 10 üzerinden 3. Kitapta bana az da olsa dokunabilen tek yer baba-kız hikayesi oldu diyebilirim; gerçi orada da kız karakterin tavırlarına epey kızdım. Onun dışındaki diğer üç hikaye bende ne yazık ki hiçbir duygu uyandırmadı. Kitabın en büyük problemi, her bölümde temasal olarak tamamen aynı döngünün etrafında dönüp durması. Zaman yolculuğunun kurallarının her bölümde en baştan, defalarca tekrar edilmesini bir yere kadar anlıyorum; yazar her seferinde bunun yeni bir hikaye olduğunu hatırlatmak istemiş olabilir. Ama bunu yapana kadar keşke hikayelerin gidişatına biraz el atsaydı, kurguyu derinleştirseydi diye düşünmeden edemedim. Hikayenin geçtiği kafenin sahipleri ve çalışanları ise o kadar mesafeli ve tabiri caizse "buzdolabı" gibilerdi ki... Sıcak, samimi, "bizden" olan hiçbir duygu barındırmıyorlardı. Okurken kafamda sürekli şu soru belirdi: Bu seri nasıl bu kadar çok okunmuş? Serinin diğer kitaplarını okumadım ama eminim ki onlarda da tek bir olay üzerinden sadece kişiler değiştirilerek aynı şeyler anlatılıyordur. Kısacası; kendini sürekli tekrar eden kurgusu, yorucu kural tekrarları ve insanı içine çekmekten uzak, soğuk karakterleriyle benim için edebi derinlikten çok uzak, ticari bir tekrardan ibaret kalan, oldukça
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025660 okunma
Gerçek Lestat Sahneye Çıktı! Rock Yıldızı Vampiri Anlamak
Puan vermedi·680 syf.··
2026 141. kitabı
Mild spoiler içerir Adamımın vizyonu, tutkuları, aşka ve hayata olan açlığı koca bir şaka!! O barok, aşırı, teatral, “ben varım ve bunu herkes bilecek” enerjisi inanılmaz keyifli. Adam karanlıkta pineklemek yerine gidip rock yıldızı oluyor, kuralları falan asla takmıyor. O HER ÇAĞDA KENDİ DEVRİMİNİ YAPMAK ZORUNDA ! MİZACI BU! DURDURULAMAZ ! Bu arada Lestat red flag mi yoksa black flag mi hımm,Lestat kendi bayrağını kendi tasarlamış, üstüne de 'ister sev ister öldür' yazmış. bence. Zaten adamın sevme huyu da bambaşka bir seviye. Lestat öyle uslu uslu sevecek biri değil; sömürürcesine, karşısındakinin tüm güzelliğini içine çekercesine, yok etmek ister gibi seviyor. Tam bir haz, estetik ve tutku adamı. Dünyayı o ikonik "Savage Garden" (Yabanıl Bahçe) felsefesiyle görüyor; yani hayat aslında kurallardan, ahlaktan yoksun, tamamen vahşi ve estetik bir bahçe. Ve o bahçede hayatta kalmanın tek yolu da güzelliği sömürmek. Ama tüm bu devasa gücün arkasında aslında yalnızlığa asla tahammül edemeyen, tek kalmaktan ölesiye korkan biri var. Cinsiyet, zaman, kural tanımadan, birilerini yanında tutmak için gerekirse her şeyi riske atabiliyor. Dışarıdan tam bir arsız ama içi aslında yalnız kalamayan, sadece anlaşılmak ve sevilmek isteyen o adam bizim Lestat. Kitap aynı zamanda 80’ler pop kültürüne, queer özgürleşmeye ve “ölümsüz olup da hala genç ölmek” arzusuna muhteşem bir aşk mektubu. Ben bu kitabı çok eskiden okumuştum aslında. Şimdi dizinin 3. sezonu geldiği için bir reread ihtiyacım vardı ve onun o deli enerjisini o kafasının içini ne kadar çok özlediğimi fark ettim. İlk kitapta Louis’nin o melankolik dünyasından Lestat’ı hep biraz zalim ve bencil dinlemiştik ama hikayenin asıl yüzünü öğrenmek için elbette ki vampirin şarkısı..
Duygu ve Düşünce
Vampir LestatAnne Rice · Turkuvaz Kitap · 2009111 okunma
Reklam
5/10
·320 syf.··
2026 56. kitabı
1- Neden sürekli kahkaha atıyorlar? 2- Klişelerle doluydu 3- Klişelerden dolayı aşırı sıkıcıydı 4- Zerre komik veya eğlenceli değildi 5- Hokey oyuncusu erkeklerin kitaplarda ilah gibi gösterilmesinden çok sıkıldım Bunlar da benim 5 maddem
Beş Numaralı KuralJ. Wilder · Artemis Yayınları · 2025109 okunma
Becka Mack den Benimle Oyna incelemesi
9/10
·560 syf.··
2026 50. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Benimle Oyna Bana Şans Ver kitabının ikinci kitabı oluyor. Serinin ismi =Kazanmak İçin Oyna= Bu da serinin 2. kitabı. 4-5 tane hokey erkeğinin hayatlarını, aşık olacakları kadınları okuyoruz. Önce ki kitap da Carter yani hokey takımının kaptanını ve Olivia'yı okumuştuk. Bu kitap da ise Carter'ın kız kardeşi Jennie ve Carter'ın en yakın hokey arkadaşı Garret'ı okuyoruz. Arka Kapağı: BİR NUMARALI TAKIM KURALI: KAPTANIN KIZ KARDEŞİNİN YANINA YAKLAŞMAYIN. Mükemmel kişiyi bulmuştu ama o birlikte olamayacağı tek kişiydi... Garrett Andersen, profesyonel hokey oynamanın kurallara mutlak bağlılık gerektirdiğini biliyordu. Ancak uymakta zorlandığı tek bir kural vardı: Kaptanının küçük kız kardeşinden uzak durmak. Profesyonel bir dansçı olarak Jennie Beckett, başarılı olmanın ne gerektiğini biliyordu. Kardeşi kadar kendinden emin, cesur ve son derece şımarıktı. Zevklerinin idaresindeki tek kişi olduğu için kendisiyle gurur duyuyordu. Garrett'ın ondan uzak duramamasına şaşırmamalıydı. Her ne kadar o etraftayken cümle kurmayı unutsa bile. Jennie kardeşinin takım arkadaşından uzak durmayı tercih etmişti -özellikle de birkaç utanç verici karşılaşmadan sonra- ama birdenbire kendilerini komşu olarak bulmuşlardı. Aralarındaki bağ güçlendikçe Garrett ve Jennie hiçbir koşula bağlı kalmadan biraz eğlenmeye karar vermişti. Yoğun programları ve erkek kardeşinin onaylamaması arasında işleri rahat ve sade tutmalarının en akıllıca şey olduğunu biliyorlardı. Peki ya duyguları buna engel olursa ne olacaktı? Sonuçta sadece birbirleriyle biraz eğlenmeleri gerekiyordu... İncelemeye gelirsek: !!Spoiler Olabilir!! Ben ilk kitapdan biraz daha çok sevdim bu kitabı. Hatta şöyle söyleyeyim kitabı değil de karakterleri çok sevdim. Kız karakter Jennie çok yaraları olan bir
Benimle OynaBecka Mack · Martı Yayınları · 202615 okunma
Sevdiğin işle ve insanlarla ol, uzun ve huzurlu yaşa.
7/10
·171 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
IKIGAI, özet olarak; " insana hayat enerjisi veren uğraş, süreç" demektir. Hayattan emekli olmamayı; üretmeyi, sosyal ilişkilere önem vermeyi, doğa ile doğrudan (bahçe sahibi olarak) ilişki kurmayı, herşeyden (hazır gıda hariç) az yemeyi, çevresindeki insanlara güven ortamı sağlamayı ve bu ortamdan sağlıklı şekilde yararlanmayı uzun ve kaliteli yaşamın sebebi olarak olarak tanıtan bir kitap. Japonya'nın Okinawa bölgesinde yaşayan nüfusun 100 yaşı aşma oranının %25 lerde olduğu ve sırrın bu şekilde yaşamaktan geçtiği belirtiliyor. Ayrıca Thai Chi vb. Vücut ile ruh arasında bağlantı kuran, stresi dengeleyen uygulamalar yapmak ve herhangi bir uğraşa odaklanarak "anın içinde olmaktan başka birşey düşündürmeyen" aktiviteleri bulmak ve yapmak gerekiyor. "Kişisel odaklayıcı" uğraşların neler olduğunu bulmanın, "kişisel hayat amacını" bulmak anlamına geldiği anlatılıyor. Uzun ve mutlu yaşam için 10 kural : #1. Ölene dek aktif kal (sevdiğin işi yap) #2. Ağırdan al (aynı anda tek şeye odaklan) #3. Midenin %20si boş olsun #4. İyi arkadaşlarınla sık zaman geçir #5. Egzersiz yap #6. Gülümse #7. Doğayla bağlantı kur #8. Teşekkür et #9. Anı yaşa (Geçici hazlarla ve boşa tüketerek değil; değer katan, öğreten deneyimlerle) #10. İkigai' ni takip et. Basit gibi görünen bir kitap ve bunu biraz da, amatör denebilecek bir yazım şeklinden alıyor. Bununla birlikte içeriği önemli ve uygulanması gerekli bilgiler veriyor.
İnsan ve Hayat
IkigaiFrancesc Miralles · Penguin Books · 201724bin okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2026 9. kitabı
GENÇLERE TAVSİYELER • Mutlu sona ulaşacak olanlar, ALLAH’ın emir ve yasaklarına uyanlar olacaktır. • Bir gün öldüğünde toprağın altında sana arkadaş olacak olan ilimle meşgul ol. • Kırkını aşıpda iyilikleri kötülüklerine ağır basmayanlar, ateşe hazırlansınlar. • Nasihat etmek, birilerine iyliği ve erdemli olmayı tavsiye etmek kolaydır, asıl mesele nasihat almaktır. – Zira nasihat, keyfi arzularına uyup zevkine düşkün olanların tadını kaçırır. • Kıyamet günü en ağır şekilde azap görecek kişi, ALLAH’ın ilmiyle kendisini faydalandırmadığı alimdir. • Bil ki insanı amele sevk etmeyen ilim, insanın elinden tutmaz, ona bir fayda sağlamaz. • Necm Süresi 39 Ayet; ALLAH TEALE ; ‘’insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır’’ buyuruyor. • Seni amele ve harekete sevk etmeyen ilim, deliliktir. • Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp iyilik ve salih amele sevk etmeyen ilim, yarın seni cehennem ateşinden uzaklaştırmaz. • H.z. Peygamber efendimiz ‘’ Ef falan! Geceleri çok uyuma. Zira gece çok uyku, kişiyi kıyamette fakir bırakır.’’ buyurmuştur. • Gecenin ilk yarısı, gecenin ortası, seher vakti ve şafak sökünce; Arş’ın altında ‘Yok mu ALLAH’a ibadet edecek olanlar, kalksınlar!’ diye seslenilir. • Söz ve eylemlerin Şeriat’a, yani İslam hukukuna uygun olmalıdır. • Bilesin ki dil söyler ama kalbin için gaflet, arzu ve emelle doludur. Bu da insanı bekleyen kötü akıbetin bir habercisidir. O yüzden samimi bir çaba ve mücadele gösterip nefsani arzu ve eğilimlerine gem vurmadıkça, kalbini ilim ve marifet nuruyla asla ihya edemezsin. • Manevi yolculuğa çıkacak olan kimsenin yapması gereken şeyler; - ilki; kişi, doğru ve gerçek akideye sahip olmalı, inancına herhangi bir bidat karıştırmamalıdır - İkincisi; ‘’ Tövbe-i Nasuh’tur. Yani halis ve samimi bir tövbede bulunmalı, bundan sonra
Din
Gençlere Tavsiyeler Eyyühe'l Veled & Kavaidü'l Aşarİmam Gazali · Çelik yayınevi · 20226,5bin okunma
Reklam
Reklam