Bir Daral Noktası
7/10
·%73 (357/484 syf.)·
Circus için başlamış olduğum bir seriydi ancak bu kitabı okuduktan ve sonraki kitaplar hakkında yapılan bazı yorumlardan sonra yazarın asıl amacının Lina ve Aral'ın aşkını yazmak olduğunu, Circus ve diğer şeylerin de sadece bir araç olduğunu düşünmeye başladım. Lina'yı da Aral'ı da sevmiyorum. Özellikle de Aral'ı. Pek çok kişinin aksine "bebeği gibi seven erkekler" benim hoşuma gitmiyor. Lina bir yetişkin ancak Aral'ın ona sanki üç yaşında bir bebekmiş gibi davranması aşırı sinirlerimi bozuyor. Bu kitapta Circus hakkında güzel bilgiler edindik, bu bilgileri ben zaten bilmiyor olsaydım muhtemelen şaşırırdım ve kitap çok daha fazla hoşuma giderdi ancak zaten olacakları bildiğim için dümdüz okudum sadece. Kurgu her ne kadar güzel olsa da gereksiz derecede yavaş ilerliyor. Bunun en büyük iki sebebi de Lina'nın sürekli olarak kendini tekrar eden düşünceleri ve Lina ile Aral arasındaki sahneler. Her bir olaydan sonra milyonuncu kere boş bir köşeye çekilip birbirlerine "İyi misin?" diye sormalarından, sonrasında birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini söylemelerinden ve birbirlerini gazlamalarından sıkıldım. İlk kitaptan beri aynı tantana. Şahin, Mehmet Ali ve Kürşat karakterlerini seviyorum. Ekin'i çok seviyorum. Onu daha fazla okumak istiyorum, Circus'u daha ayrıntılı görmek istiyorum ama bunu için Lina ve Aral'a daha fazla katlanmak istemiyorum. Bu durumda seriye devam etmek benim açımdan pek mantıklı değil. Belki ileriki bir zamanda devam etmeye karar verebilirim ancak şu an için yarım bırakmaya karar verdim. Yine aslında çok güzel ve çok fazla potansiyeli olan ancak iki karakterin aşkı uğruna harcanmış bir kurgu. İncelemeyi aslında burada bitirecektim ancak yazarın kaleminden de bahsetmek istiyorum. Kötü bir kalemi yok ancak öyle wow bir tarafı da yok. Ergence
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 3Filiz Puluç · Endigo Kitap · 2024745 okunma
6/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 11:48
Orijinal adı Frankenstein; or, The Modern Prometheus olan bu eser, elimdeki baskıya göre 2002 yılında basılmış ve 324 sayfadan oluşmaktadır. Genel olarak kitabı beğendim; özellikle verdiği mesaj benim için oldukça önemliydi. Eser her ne kadar doğa felsefesi, bilim kurgu ve korku türlerinde yazılmış olsa da, aslında çok daha derin bir insani meseleyi ele almaktadır. Ana karakter Frankenstein’ın yarattığı varlık, hem yaratıcısından gördüğü kötü muamele hem de dış görünüşü nedeniyle toplum tarafından dışlanır. Bu dışlanmışlık ise onu zamanla intikam arayışına sürükler. Benim bu eserden çıkardığım temel mesaj şudur: Ne olursa olsun hiçbir canlıyı kendi amaçlarımız uğruna kullanmamalı ve onu sevgiden mahrum bırakmamalıyız. Aksi takdirde bunun sonuçları er ya da geç karşımıza çıkacaktır. Eserle ilgili son olarak şunu söylemek isterim ki, okuduğum baskının çevirisini pek başarılı bulmadım. Buna rağmen, bu kitabı okumama vesile olan arkadaşıma da teşekkür ederim. Frankenstein Mary Shelley Leylaa teşekkür ederim.
Düşünce
FrankensteinMary Shelley · İthaki Yayınları · 201121,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 13:27
Uzun bir aradan sonra ilk defa bir şiir kitabını çok beğenerek okudum türkü sözleri mevcut yazar kendim için hazırladım diyor not aldığı dizeler ve dörtlüklerden oluşan 324 Türküden alıntı vardı okurken mırıldandığım çok türkü var . İlk defa bir cok türkünün bir arada olduğu eser geçti elime tavsiye ederim okumaya değer...
Türkülerden Şah DizelerŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2022306 okunma
Paul Auster – Yanılsamalar Kitabı
3/10
·328 syf.··
2026 23. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 12:30
Paul Auster – Yanılsamalar Kitabı Bazı kitaplar kötü değildir, sadece sana hitap etmez derler ya… yok, bu onlardan değil. Bu dümdüz kötüydü. Ay Sarayı’ndan sonra büyük bir beklentiyle başladım ve hayatımın en uzun 240 sayfasını okudum. Evet 240, çünkü 324 sayfa kitabın 240 sayfasını sürünerek okuyup sonrasında artık kendime saygımdan dolayı bırakıp direkt son sayfayı açtım. Bitirmek değil, kurtulmak istedim. Öncelikle ortada bir hikaye yok. Gerçekten yok. Olaylar var ama bir anlamı yok, bir bütünlüğü yok, bir derdi yok. Kitap boyunca sürekli “şimdi ne olacak?” değil, “ben neden hâlâ okuyorum?” sorusuyla baş başa kaldım. Üslup inanılmaz düz. Ama öyle sade falan değil, düpedüz bayıcı. Okurken cümleler akmıyor, sürüklemiyor, sadece ilerliyor. Zorla. Karakterler mi? Hepsi aynı kişi. Cidden. Özellikle Alma karakteri konuşurken çoğu zaman Zimmer’ın sesini duyuyorsunuz. Kadın karakter yazayım demiş ama aynı zihnin farklı tonlarını yazmış gibi. Herkes aynı, herkes maskülen, herkes ruhsuz. Ve asıl mesele: Duygu yok. Hiç yok. Ne bir içsel çatışma, ne bir kırılma, ne bir ağırlık. Sanki biri oturmuş olayları kronolojik olarak yazmış ama yaşamayı unutmuş. Okurken hiçbir şey hissetmiyorsunuz. Boşluk. Karakter gelişimi? Yok. Derinlik? Yok. Sanatsal bir tat? Yok. Sadece ilerleyen ama bir yere varmayan bir metin. Kısacası bu kitap benim için edebi bir deneyim değil, sabır testi oldu. Ay Sarayı’nı yazan bir yazarın bunu yazmış olması ise ayrı bir yanılsama.
Yanılsamalar KitabıPaul Auster · Can Yayınları · 20181,433 okunma
9/10
·324 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 13:28
BENİ İÇERİ AL-CLAIRE McGOWAN,324 sayfa, Büyü,cadı kavanozları,batıl inançlar,ölümler,aile sırları,cinayetler,yalanlar üzerine kurulu bir kitap….Psikolojik gerilim… “Kime Güvenebilirsin?” Hikaye, Cornwall kıyısında izole bir evde geçiyor ve okuyucuyu daha ilk sayfalardan itibaren huzursuz bir atmosferin içine hapsediyor. Helen ve George çifti Londra ‘da oturan,her şehirli gibi zamanlarının büyük çoğunluğunu iş yerinde geçiren bir çift.George yazar,Helen doktor.Korona döneminde yoğun çalışma zamanları geçirmiş,aşır sorumluluk sahibi ve artık tükenmiş durumda…. George ona sürpriz yaparak Londra ‘dan uzakta bir kırsaldan,tarihi 1700’lere kadar giden ,fiyatı çok uygun bir evi açık artırmada satın alır.( Acaba açık artırmadan mı aldı?!!) Londra’dan Cornwall’daki eve yeni başlangıçlar yapmak üzere taşınırlar… Yeni bir başlangıç yapmak isteyen çift, kısa süre sonra bu evin karanlık bir geçmişe sahip olduğunu öğrenir.Her yerde büyüye dair kanıtlar vardır. Duvarlarda saklı bulunan bebekler, evin geçmişindeki karanlık üçlü cinayet ve Helen'in evi daha önce gördüğü hissi olayları tırmandırır.Araştırmaya başladıklarında birçok yalana ve sırlara rastlarlar. Helen ve George'un sadece evle değil, kendi geçmişleriyle ve birbirlerine söyledikleri yalanlarla da mücadele etmesi güven sorununu zedelemeye başlar.Uzun zaman önce gömülen sırlar ,artık gün yüzüne çıkmıştır ve hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır….
Beni İçeri AlClaire Mcgowan · The Kitap · 2024122 okunma
Peşin Beklentiler
10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2025 220. kitabı
Bu kısacık dünya hayatında temel beklentimiz dertsiz tasasız bir ömür sürüp, mümkünse iyi izler bırakarak ayrılıp gitmek. Güvenli, daima büyük küçük haz ödülleri sunan mutlu bir hayat yani. Bunun hakkımız olduğunu düşünüyor, aksi durumlar vaki olduğunda geriliyor hatta öfkeleniyoruz. Bu konuda geçmiş nesillerle aramızdaki fark, onlar olumlu olumsuz her oluşu ve yaşadıkları duygu durumunu ebediyetle irtibatlı düşünürler, topyekûn hayatı böyle bir duruşla karşılarlardı. Hayli zamandır bu duruşu terk ettik. Yerine, dünyada başlayıp dünyada biten bir hayat algısını kabul ettik. Bu genel geçer anlayış, bize olumsuz gelen hiçbir hal ve durumu kabullenmemeyi öğütlüyor. Aslında hayatın bize duyguda, düşüncede, yaşantıda konfor vaat ettiğini, bunun gerçekleşmesini engelleyen her ne varsa reddetmemizi, hatta onunla savaşmamız gerektiğini öğretiyor. Fakat kendi anlam ve değer sistemimize baktığımızda bu algı ve anlayışı doğrulamak mümkün değil. O sistem her şeyden önce bütün oluş ve bozuluşların temeline ilâhî iradeyi koyuyor. Eski nesillerin günlük dilde sıkça başvurduğu, yenilerin ise unuttuğu “takdir-i ilâhî” ifadesi bunu dile getiriyor mesela. Sonra sabır tavsiyesi… Şimdilerde ancak cenazenin ardından geride kalanlara yapılan bu tavsiye, gündelik hayatta kişinin tahammülünü zorlayan her durumda yapılır, Allah’ın sabredenleri sevdiği hatırlatılırdı. Eski ve yeni nesiller arasındaki bu farkın temel sebebi, dünyanın bir imtihan yurdu olduğu anlayışının değişmiş olması. Eskiler ödülün dünya imtihanında hak edilip âhirette alınabileceğine inanırken, şimdiki anlayış sınanmadan, yorulmadan hemen istiyor. Yine bizim anlam ve değer sistemimiz, olumsuz kabul edilen hal ve durumların geniş bir bakışla hiç de olumsuz olmayabileceğini söylüyor. Ayette “…bazen hoşlanmadığınız bir şey
Semerkand - Sayı 324 (Aralık 2025)Semerkand Dergisi · Semerkand Yayınları · 20254 okunma