8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 19:58
1973-1990 yılları. Şili’de korkunç cinayetlerin baş aktörü bir diktatör, General Pinochet hükümdarlığı var. Binlerce cinayet, işkence, kaçırılma, kurşuna dizilmeye ev sahipliği yapıyor Şili. 1984 yılında bu zalim devir devam ederken bir adam çıkıyor, Şili Hava Kuvvetleri’nde bir asker ve “Konuşmak istiyorum” diyor bir gazeteciye. İnsanlığa dair işlediği suçlar “Ben İşkence Yaptım” başlığı ile bir dergide yayınlandığında yazarımız henüz bir çocuk. Ama bu konu ve adamın yüzü, yazarın yetişkinliğinde, yazar ve belgeselci olarak kariyerine musallat oluyor. Yıllar sonra Fernandez işkence eden bu adamı, arşivlerin ulaşamayacağı yerlere kadar takip eden müthiş bir araştırmaya girişiyor. Ve tarihin o bilinmeyen boyutuna; ulaştığı gerçekler ve gerçeklerle harmanlandığı harika kurguyla bizi de davet ediyor. Küçükken gözlemlediği, mahallesindeki olaylardan şahit olduğu anıların empatisiyle, bizi bu hikayeye büyük bir ustalıkla dahil etmeyi de başarıyor Veda Etmiyorum ile aynı amacı güden bu kitap, yaşananların acı yüzünü okuyucuya aktarmakta çok daha başarılı bir anlatım ve dil kullanmış bana göre. Yaşanılanlar, işkence yapan adamın itirafları, yazarın yaşanan olayları açıklarken girdiği o duygu ve açıklamalar, hepsi birden bu olanlara derin bir üzüntü hissetmemi sağladı. Haksızlığa uğrayan, öldürülen binlerce insanın bireysel hikayeleri, o insanları tanıyıp kaybetmiş gibi hissettirdi. Yazarın anlatımını, bu davayı aktarmak için seçtiği yolu ve kurguyu çok beğendim. ️️️️ İşkence yapan adamın itiraflarından sonra verdiği isimlerle bazı davalar açılıp, olaylar aydınlatılırken, hakkında 3550 insan hakları ihlali olan Pinochet’in başına neler geldiğini sonda anlatmış yazarımız. Binlerce insanın vahşice öldürülmesi emrini veren bu adamın hakettiğini bulduğunu okumak isterdim ama
Bilinmeyen BoyutNona Fernández · İthaki Yayınları · 202358 okunma
HALK EDEBİYATI TINISI TAŞIYAN BİR ŞİİR KİTABI
Puan vermedi·283 syf.·
2021 193. kitabı
"Panthera Pardus Tulliana" ya da diğer adıyla "Anadolu Parsı" bu isimler duymuş muydunuz? Epey iri KEDİ. Bir zamanlar özellikle Batı Anadolu'da, Batı Ege'de, Kuşadası-Dilek yarımadası alanında doğasında özgürce yaşayan bir muhteşem kediydi. Di-li geçmiş zaman kullandım, çünkü neslinin tükendiğine dair çok güçlü kanı var. Türkiye'de 160 yıldan fazladır Türkiye'de bu hayvanın varlığını biliyoruz. Ancak avlayarak zehirleyerek tuzaklar kurarak neslini tükettik gibi. . "Gibi" diyorum, bir umut taşıyorum. Umarım bu kedi ailesi yok olmamıştır. Bir başka teoriye göre Temmuz ve Aralık 2018 ve Kasım 2019'da Cudi Dağı'nın kuzey yamaçlarındaki iki farklı yerden fotokapanlar ile çekilen ve muhtemelen aynı bireye ait üç pars fotoğrafı elde etmeyi başarmışlar. Bir yazar, bir şair bu kedi ailesi ve üzerine biraz Karacaoğlan, biraz Dadaloğlu, biraz Dedem Korkut tınısında muhteşem destanımsı şiirler üretmiş. Kitap, Anadolu Pars'ı görülen avlanan yerlerden kısa haberleri eşliğinde okura bilgi sunduktan sonra, hayatını bu kedilere adamış ve onlara büyük aşk ile hayranlık duyan biri tarafından adeta yakılan ağıt destan dizeleri içeriyor. Bu kitabı okurken çok ama çok keyif aldım bir yandan da içim yandı tutuştu. Kitap okurken genellikle bir yandan kulaklığımdan jazz eserleri mutlaka olur. Bu kitabın, her satırından aldığım lezzet, dinlediğim müziği jazz olmaktan çıkardı, pastoral senfoniye dönüştürdü. Sanki bir zamanlar Ege dağlarında yaşayan bu iri kedinin arkasında dolanıyor ve sürekli onu gözlüyordum. Onun dolaştığı kayalıklarda, kuytularda onunla yaşıyordum. Bu şiir kitabını anlatmak üzerine bir şeyler daha fazla haddim değil, bu kitabın arkasında büyük bir entelektüel birikim olduğunu da gördüm, hayranlığım katlandı. Tüm doğaseverlere, edebiyat tutkunlarına, "Türk Halk
Tullianaİsmail Orhan Sönmez · Ötüken Neşriyat · 20217 okunma