Hilal

Hilal
Ad astra per aspera...°
65 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
9/10
·104 syf.·
2024 1. kitabı
" Ummaz olursan korkmaz olursun..." Seneca'nın bu güzel sözüyle başlamak istediğim kitap, isminden de anlaşılacağı üzere gerçekten filozoflarla yapılan bir beş çayı niteliğinde, okudukça yeni pencereler açan, keyifli bir muhabbet kıvamındaydı. Gayet kolay bir meramda, anlaşılır ve akıcı dilde ifade edilmiş... Felsefeyi sıkıcı bulan kişilerin kesinlikle okuması gereken, başlangıç seviyesinde bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Stoacılıkla ilgili temel şeyleri kapsıyor ve kendinizi birdenbire başladığınız yerden çok uzakta bir farkındalık içerisinde buluyorsunuz. Özellikle sınırlarla ilgili olan kısma ve bahçe-çit metaforuna bayıldım. Kendisini hoş bir sohbet içinde bulmak isteyenlere kesinlikle tavsiyemdir. Sevgili kitabımızın hayatıma ve bakış açıma kattıkları için minnettarım.
Alıntı
Stoa Felsefesi - Filozoflarla Beş ÇayıKemal Karadayı · Olimpos Yayınları · 0142 okunma
1/10
·312 syf.·
2019 5. kitabı
Kahraman Tazeoğlu'nun seneler önce okuduğum ilk ve son kitabıydı Aşkla Kal. Öncelikle kurgusunu çok tahmin edilebilir ve basit bulduğumu söylemeliyim. Haksızlık etmek de istemem ama sanki yazar biraz betimleme yapmak, bir şeyler yazmak istemiş de öylesine bir kurgu oluşturmuş izlenimi vermişti bana. Yeniden bir kitabını okur muyum bilmiyorum ancak Aşkla Kal benden geçer not alan bir kitap olmadı maalesef.
Edebiyat
Aşkla KalKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 20164,503 okunma
10/10
·108 syf.·
2018 4. kitabı
Oğuz Atay'la, dolayısıyla tiyatro türündeki bir eserle de tanıştığım ilk kitap. Tabii yazar Oğuz Atay olunca beklenti yüksek oluyor. Çocukken de tiyatro vesaire anlamıyorsunuz, geçiştirerek okumuştum. Ah, övgüyle söz edilen Oğuz Atay böyle mi yazıyormuş yani, fikriyle hayal kırıklığına uğramıştım ki... Seneler sonra Tutunamayanlar'ı okuyup sevgili yazarımızın kalemine aşina oldum ve - ismi dahi bir düşünce denizine daldırırken- Oyunlarla Yaşayanlar kitabına da pek tabii ikinci şansı verdim. Tiyatro diye çok da ciddiye almama oyunu oynuyordum muhtemelen. Kesin bu kitapta da bir sürü ana fikir, yan fikir, fikir ve fikir vardı, kaçırmışım diye homundanırken... Kitap bitti. Oğuz Atay'ın kullandığı o alaycı dil... Bayılıyorum diyebilirim. Zaten her kelimeyi hissederek yazdığını düşündüğüm bir kişi kendisi. Bu kitabında da, karakterlerle okuyucu arasındaki elektrik kolayca uyuşuyor. Gayet akıcı, roman olmamasına rağmen altını çizip anlam yükleyebilecek tonla şey bulabileceğiniz, tebessümler ettirecek bir kitap.
Edebiyat
Oyunlarla YaşayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202011,6bin okunma
10/10
·104 syf.·
2021 3. kitabı
Ah Harpagon... Hiç sıkıldığımı söyleyemem bilakis keyif alarak, yüzümde yer yer gülümsemelerle okudum. Kitap okurken hep böyle olur ama bu tarz tiyatro türündeki eserlerde, olayların içerisinde dolaşan bir hayalet gibi değil, bir tiyatro salonunda hayal ediyorsunuz kendinizi. En azından bende öyle oluyor, bu his bile güzeldi. Öyle ki zihnimdeki yerine gerçek bir sahnede izleme isteği uyandırdı. Tabii herkesin tercih edip memnun kalacağı bir tür değil ama ilgisi olanların okuyunca beğeneceğini düşünüyorum.
CimriMolière · Karbon Kitaplar · 201927,9bin okunma
3/10
·74 syf.·
2021 2. kitabı
Kafka'nın meşhur kitaplarından biri ve o meşhur Gregor Samsa :) Kitabın ismi öyle dillerdeydi ki bu, doğal olarak beklentimin yükselmesine sebep oldu. Okurken başlangıçta pek bir şey kavrayamadım. Kitap hakkında araştırma yapmamıştım- sayfayı çevirdikçe, tamam bir yere bağlanır böyle düz gitmez herhalde diye düşünüp duruyordum. Evet, böcek metaforu anlamlı olabilir fakat bütünsel olarak bakınca akıcı gitmeyen bir okumaydı. Okurken metaforun çok da anlaşılabildiğini düşünmüyorum zaten. Bu yüzden hakkında biraz bilgi edinmeden okunduğu taktirde hevesinizi kırabilir. Metaforu düşünerek okunmalı ama yine de fazla abartıldığını düşündüğüm bir kitap oldu.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Turkuvaz Kitap · 2018267,5bin okunma