Lavinia

7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
İbranicenin tarihi bir dil olmaktan çıkıp, şu an 20 milyon insanın konuştuğu bir dil haline gelmesinin hikayesini anlatmaktadır. Ana karakter Ben Yehuda bu uğurda yaşamını geçirmiş ve her zaman bir amaç uğruna haritasını şekillendirmiştir. Şu an günümüzden siyasi bir kimlik haline gelen İsrail devletinin dil bakımından sistem kazanması bu adam sayesinde olmuştur.
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,067 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 23:26
Kurtlar Ülkesi 2050 yılına ait bir dönem hayal edilerek yazılmış. Distopik kitap türü olarak değerlendirmek mümkündür. İçerisinde bulunduğu dönemde Varlılıklar, Orta Bütçeliler ve Düşük Bütçeliler olmak üzere sınıflar mevcut. Bir de bunların içinde kalmak istemeyen Mıntıka ahalisi var. Sınıflara ayrılan ve uymak zorunda olunan kurallar neticesinde hayatlarını tüketerek kazanmak mecburiyetinde bırakılan insanlar görülüyor. Orta bütçeliler aylık bir tüketim yapmazlarsa bir alt sınıfa düşme tehlikesi geçiriyorlar. Toplumda yararlı ve yararsız insan olarak ayrılan gruplar ve buna göre ayrılmış alanlar mevcut. Hizmet için yeterli olmayanlar Gururevi denen yerlere alınıp, 9 aylık bir süre sonrasında ötenazi yöntemi ile uyutuluyor. Yapılan tanıtımlarla bu süreç aşırı güzel ve harika görünürken işin arka planında Varlıklı sınıfın lehine bir pencere görüyoruz. Burada günümüz zengin sınıfında olduğu gibi onların mal varlığına mal katan, eğlenmeleri için sınırsız fırsatlar sunan, alt tabaka insanları belli sınırlara sıkıştıranlar bir düzen anlatılmış. Ana karakterler : Sophia Alice Phlipe Antonio( Baba )
Kurtlar ÜlkesiTünde Farrand · Timaş Yayınları · 2021337 okunma
7/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 09:50
Hayatta dair bir umudumuz olmazsa ne yaparız? İnsan olmanın arayışında ne vardır ? Hayat bize hangi seçenekleri sunar, ya da sunmazsa bizim gölgemiz bize dair bir umut yaratır mı devam edebilmek için ? Bu kitap yazarından okuduğum ilk eser. Kurgusu, üslubu, yalınlığı ile beni içine çekti. Kısa ama etkileyici bir olay örgüsüne sahip olmakla birlikte, umut denen duygunun bir insan hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu anladım. İnsanoğlunun yaşamak için bir varoluş sebebine ihtiyacı vardır. Bu durum bir noktada bizim için tutunacak bir daldır. Vazgeçtim dediğimiz anda, bizi hayata sıkı sıkıya bağlayan o sebep, bazen bir başak buğday bazen bir yeşil mısır püskülü bazen de bir kişi olabilir…
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 21:19
"Veda Etmiyorum"un temelinde, Güney Kore tarihinin en trajik ve uzun süre sessizliğe gömülmüş olaylarından biri olan 1948 Jeju Katliamı (Jeju 4.3 Olayı) yatıyor. Han Kang, bu toplumsal trajediyi üç kadının kesişen hayatları ve bir dostluk hikayesi üzerinden ilmek ilmek işliyor. Romanın ana kahramanı Gyeong-ha, daha önce katliamlar üzerine bir kitap yazmış bir yazardır ve bu sürecin ruhunda açtığı derin yaralarla boğuşmaktadır. Hikaye, Gyeong-ha'nın hastaneye kaldırılan arkadaşı In-seon'un ricası üzerine, onun Jeju Adası'ndaki evine gidip kuşuna bakmayı kabul etmesiyle başlar. Bu yolculuk, aslında sadece fiziksel bir mesafe kat etmek değil, In-seon'un ailesinin ve adanın kanlı geçmişine yapılan ruhsal bir yolculuktur. Jeju Katliamı (Unutmaya Karşı Direniş) Kitabın kalbinde, adada komünist ayaklanmayı bastırma bahanesiyle yaklaşık 30.000 sivilin (ada nüfusunun %10'u) öldürüldüğü olaylar yer alır. Han Kang, bu katliamı politik bir manifesto gibi değil, "yas tutma hakkı" üzerinden anlatır: • In-seon’un annesinin, katliamda kaybettiği kardeşlerinin ve ailesinin izini yıllarca sürmesi, • On yıllarca süren sessizliğin, bir sonraki kuşağın ruhunda nasıl bir "hayalet" gibi dolaştığı işlenir.
Veda EtmiyorumHan Kang · April Yayıncılık · 20242,202 okunma
8/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 23:13
Nasıl bir kitaptın sen? Nasıl başlasam söze bilemiyorum. Yaşanan onca acının üzerine, sosyal medyada yeterince yer verilmese de canımızı yakan, dünyayı sağır eden feytaların ana vatanına götürdün beni ! Filistin ile ilgili okuduğum ilk eser oldun. Gündem olan ama yalnız olan o insanlara birazcık ne olduğunu hissettim. Çok mümkün olamasa da. Hayatlarını henüz daha bebekken bir olgunlukla karşılayan, bir çocuk olmasına rağmen dik bir duruş sergileyen o insanlara bir kez daha saygı duydum. Keşke onlar gibi olabilsek, birazcık ! Kitaptaki ana karakterler Esty ve Aksa / Simon ve Sofya/ Esra ve Fatıma Teyze / Thedeor/ İsimler özellikle seçilmiş, Esty, Simon Yahudi mezalimine karşı çıkıp kendi halkı tarafından öldürülen iki Yahudi. Esra bir annenin direnişini temsil ediyor. Sofya isimini Ayasofya’ dan alan ve karakteri ile bir Müslüman genç kızın Mescidi Aksa’ daki direnşinin sembolü olmuş. Bir Müslüman ve bir Yahudi iki küçük kızın güzel arkadaşlığını, merhametin olduğu yerde çiçeklerin açarken olmadığı yerde mutsuzluğun, kederin, acımasızlığın olduğunu anlatan güzel bir eserdi. Her sayfada içime taş gibi oturdu gerçekler, kalbim sıkıştı , nefes alamadım bazı yerlerde…. Sonu çok ağırdı, nefesimi kesti. Benim okurken yaşadığım bu şeyleri onlar yaşarken bizim bir şey yapamıyor oluşumuz çok ağır…. Sen zalimlerin kalplerine merhamet sal Rabbim… Çocuk öldü mü güneş Simsiyah görünür gözüne Elinde bir ip nereye Bilmez bağlayacağını anne ……..
Zeytindağı'ndaki PortakallarEsra Yurttaş Yılık · Gizli Yayınları · 2025414 okunma