"Veda Etmiyorum"un temelinde, Güney Kore tarihinin en trajik ve uzun süre sessizliğe gömülmüş olaylarından biri olan 1948 Jeju Katliamı (Jeju 4.3 Olayı) yatıyor. Han Kang, bu toplumsal trajediyi üç kadının kesişen hayatları ve bir dostluk hikayesi üzerinden ilmek ilmek işliyor.
Romanın ana kahramanı Gyeong-ha, daha önce katliamlar üzerine bir kitap yazmış bir yazardır ve bu sürecin ruhunda açtığı derin yaralarla boğuşmaktadır. Hikaye, Gyeong-ha'nın hastaneye kaldırılan arkadaşı In-seon'un ricası üzerine, onun Jeju Adası'ndaki evine gidip kuşuna bakmayı kabul etmesiyle başlar. Bu yolculuk, aslında sadece fiziksel bir mesafe kat etmek değil, In-seon'un ailesinin ve adanın kanlı geçmişine yapılan ruhsal bir yolculuktur.
Jeju Katliamı (Unutmaya Karşı Direniş)
Kitabın kalbinde, adada komünist ayaklanmayı bastırma bahanesiyle yaklaşık 30.000 sivilin (ada nüfusunun %10'u) öldürüldüğü olaylar yer alır. Han Kang, bu katliamı politik bir manifesto gibi değil, "yas tutma hakkı" üzerinden anlatır:
• In-seon’un annesinin, katliamda kaybettiği kardeşlerinin ve ailesinin izini yıllarca sürmesi,
• On yıllarca süren sessizliğin, bir sonraki kuşağın ruhunda nasıl bir "hayalet" gibi dolaştığı işlenir.