Beklenti Yanılsaması..
5/10
·192 syf.·
2026 1. kitabı
Sarah ve Şemsi Bu kitaba başlarken aslında isminde geçen “Şems” kelimesi beni farklı bir beklentiye sokmuştu. Açıkçası Şems-i Tebrizi ile bağlantılı, daha tasavvufi bir hikâye okuyacağımı düşünmüştüm ve bu beni çok heyecanlandırmıştı. Bu yüzden ilk başta küçük bir hayal kırıklığı yaşadım çünkü kitap bize bambaşka bir hikâye anlatıyor. kitaptaki “Şemsi” karakteri aslında Şems-I Tebrizi ile doğrudan bağlantılı bir figür değil, tamamen kurgu ve çok alakasız bir karaktermiş Kitaba gelirsek, kitap genel olarak Sarah ve Şemsi karakterleri üzerinden ilerleyen, daha çok insan ilişkilerine, iç dünyalara ve hayatın içindeki kırılma anlarına odaklanan bir anlatıya sahip. Karakterlerin geçmişleri, duygusal yükleri ve birbirleriyle kurdukları bağ üzerinden ilerleyen bir hikâye. Büyük olaylardan ziyade daha sakin, yer yer içsel çözümlemelerin öne çıktığı bir kitap diyebiliriz aslında. Dil açısından ise oldukça sade ve akıcı. Okurken zorlamıyor, hızlı ilerliyor. Ama hikâye beni derinden yakaladı mı derseniz maalesef çok değil bunda ilk başlarda ki beklentinin boşa çıkması ya da yanılsamanın da etkisi olmuş olabilir tabi bilemiyorum. Sanırım azıcık kandırılmış hissettim. Yani kısaca hikaye beni ne tamamen içine çekti ne de sıkıcıydı diyebilirim. Genel olarak beklentimden bağımsız düşündüğümde: “Ne çok beğendim ne de beğenmedim” dediğim bir kitap oldu. Nilüfer Kuyaş Sarah ve Şemsi
Edebiyat
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024523 okunma
2/10
·192 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 15:07
Nilüfer Kuyaş Sarah ve Şemsi adlı romanı, tarihsel ve düşünsel kimlikleriyle bilinen iki figürü kurgu bir aşk ilişkisi üzerinden bir araya getirme denemesiyle dikkat çekiyor. Ancak bu yaklaşım, benim okuma deneyimimde güçlü bir etki yaratmak yerine ciddi soru işaretleri doğurdu. Kitapta yer alan karakterlerin gerçek tarihsel ve düşünsel kimliklere sahip olması, anlatının kurmaca yönü ile gerçeklik algısı arasında belirsiz bir sınır oluşturuyor. Bu durum, özellikle metni eleştirel süzgeçten geçirmeden okuyan kişiler için yanıltıcı olabilir. Benim açımdan, tarihsel kişiliklerin kurgu bir aşk ilişkisi içerisinde yeniden kurgulanması, hem etik hem de entelektüel açıdan problemli göründü. Çünkü bu tür bir yaklaşım, okuyucunun zihninde gerçek ile kurgu arasındaki çizgiyi bulanıklaştırma riski taşıyor. Romanın dili genel olarak sade ve akıcı bir izlenim bıraksa da, yer yer karşılaşılan anlatım bozuklukları bu akıcılığı zedeliyor. Bazı cümlelerdeki ifade sorunları, metnin bütünlüğünü ve anlatım gücünü zayıflatıyor. Bu durum, özellikle edebi derinlik beklentisi olan bir okur için dikkat dağıtıcı bir unsur haline geliyor. Kurgusal yapı açısından bakıldığında ise, romanın temel dayanağı olan “iki farklı dünyaya ait karakterlerin aşk üzerinden buluşturulması” fikri bana yeterince ikna edici gelmedi. Bu tür bir anlatının daha güçlü bir felsefi veya psikolojik altyapıyla desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde, ortaya çıkan metin yüzeysel bir kurgu izlenimi veriyor ve derinlikten uzaklaşıyor. Yazarın metnin sonunda “uydurma” vurgusunu tekrar tekrar dile getirmesi ise benim için ayrı bir sorun oluşturdu. Bu tür bir açıklamanın metnin sonunda yer alması yerine en başta açık bir şekilde verilmesi, okuyucunun metni daha doğru bir çerçevede değerlendirmesine yardımcı olabilirdi. Metnin
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024523 okunma
Reklam
6/10
·192 syf.··
2026 40. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 22:32
Nilüfer Kuyaş'ın Sarah ve Şemsi adlı kitabı, 19. yüzyılın en büyüleyici sahne figürlerinden biri olan Sarah Bernhardt’ı konu alıyor. Bernhardt; dönemin tiyatro dünyasında yalnızca oyunculuğuyla değil, güçlü kişiliği, sıra dışı yaşamı ve sahneye taşıdığı duygunun yoğunluğuyla da iz bırakmış bir isim. Avrupa’dan Osmanlı’ya uzanan turneleriyle adını geniş kitlelere duyurmuş, sanatını adeta bir gösteriye dönüştürmüş bir figür. Kitapta, Bernhardt’ın Osmanlı topraklarına gelişi ve burada verdiği temsiller anlatının merkezini oluşturuyor. Şemsi Molla Bey, onu İstanbul'da beklemekte. Şemsi ve Sarah gençlik yıllarında, Şemsi'nin tıp eğitimi sırasında Fransa'da tanışıyorlar. Fırtınalı bir aşktan sonra dost kalan ikili, yıllar sonra birbirlerini göreceklerdir. Bana göre “Şemsi” karakteri, oldukça merak uyandırıcı biri olmasına rağmen neredeyse belirsiz kalıyor. Yazarın da sonsözde söylediği gibi, Şemsi hakkında net bir bilgi ya da derinleşen bir hikâye yok, bu da kitabı zayıflatıyor bence. Çünkü geçmişe dayandığını hissediyorsunuz ama bir yandan da aşırı hayal olduğu belli oluyor. Bir de hissettiğim anlatı boyunca atmosfer yer yer ilgi çekici olsa da, metin sık sık kendini tekrar ediyor hissi yaratıyor. Okur olarak sürekli “şimdi önemli bir kırılma olacak” beklentisine giriyorsunuz; fakat bu beklenti çoğu zaman karşılıksız kalıyor. Olay örgüsü ilerlemekten çok aynı duygunun etrafında dönüp duruyor. Sonuçta kitap, büyük bir dramatik zirveye ulaşmak yerine, Bernhardt’ın İstanbul’a gelişi ve turne süreciyle sınırlı kalıyor. Bu yönüyle eser, başlangıçta bir şey olacak vaadinde gibi olsa da, derinleşmeyen karakterler ve gelişmeyen olay örgüsü nedeniyle biraz eksik hissettiriyor. Okurda bıraktığı iz, bir biyografik anlatının vaat ettiği yoğunluk ya da bir romanın sunduğu dramatik tatmin
Edebiyat
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024523 okunma