Konu kelimenin kökeni değil, kamusal dilin parçalanması. Fransızca kelimeye ses çıkarılmıyor iddiası safsata. mesele coğrafya ve siyaset içeren adların, ortak dil yerine bilinçli olarak kullanılmaya başlanmasıdır. Türkçede Arapça, Farsça kökenli kelimeler olmasıyla, bilinçli olarak başka bir dilin politik sembollerinin dayatılması aynı şey değil. Biri tarihsel etkileşimdir, diğeri siyasi sınır.
Kendime rağmen kendimi aşıp, taşıp yol alabilecek miyim bilmiyorum. Saplandığım çamur sanki doğal yaşam alanım; normalimi buna benzettim, buradan bakınca başka bir zemin tahayyül etmek zorlaşıyor. Bütün duyguları vakur bir duruşla taşımak zorundaymışım gibi hissediyorum; sanki çözülmek bir zayıflık, dağılmak bir kusurmuş gibi. Hâlbuki öyle değil, tadına varılmayan güzel şeyler başarısız birer deneyimden öteye geçemiyor.
20.01.26