Hayatı fazla zorlamamak lazım. 5000 yılda geldiğimiz nokta bu .😁
Uruk Uruk (Sümerce: Unug, bugünkü Tel el-Varka/Irak), dünyanın ilk büyük şehri ve Sümer uygarlığının beşiği olarak kabul edilir. Kuruluş ve Erken Dönem (MÖ ~5000-4000): Sümer Kral Listesi'ne göre Kral Enmerkar tarafından kurulduğu söylenir. İki ayrı yerleşim (Kullaba - Anu tapınağı ve Eanna - İnanna tapınağı) birleşerek büyüdü. Ubaid döneminden sonra hızla gelişti. Uruk Dönemi (MÖ ~4000-3100): En parlak çağı. Dünyanın ilk gerçek şehri haline geldi. Çivi yazısının öncüsü (piktogramlar) burada ortaya çıktı. Silindir mühür, büyük mimari (Anu Zigguratı, Beyaz Tapınak), mozaikli tapınaklar ve ilk devlet oluşumu burada gelişti. Zirve nüfusu: Şehirde ~40.000, çevresiyle 80.000-90.000 kişi (o dönemin en büyük metropolü). icaret kolonileri kurarak Mezopotamya'dan Mısır'a kadar etki yarattı.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
gidişini başka türlü açıklayamıyorum..
...belki de ben ingiliz şair William Shakespeare'im, sende üç çocuğumuza hayat veren eşim Anne Hathaway olabilirsin. belki de Antik Çağda üstünden 5000 yıl geçmiş olan mumu ben buldum, sırf seninle İskenderiye Feneri'nin önünde romantik bir gece geçirmek için. belki de ay'a ilk ayak basan Neil Armstrong'a ilk sen ayağını bas diye izin veren benim, çünkü sen daha gelmemiştin sensiz hiçbir adım atmak istemezdim. belki de Nuh'un gemisine beraber bindik, ve ilk kez orda benim için tebessüm ettin. belki de Şah Cihan, eşi Mümtaz Mahal için yaptırdığı Tac Mahal benim projem, belki de sen daha iyilerine layıksın diye vermişimdir projeyi. belki de Mevlânâ'nın "ya olduğun gibi görün ya da göründüğü gibi ol" demesiyle seni görür oldular hep bende. belki de Karacaoğlan'ın torunuyum, baksana ayrılık, sıla özlemi, gurbet, ölüm.. yazdığımız şiirlerde en çok değindigimiz konuların başında geliyor. belki de ben bir şizofren hastasıyım, ve kurduğum ütopyanın yahşi prensesi sensin. belki de Karadenizim, çıldırmak hırçın olmak hoşuma gidiyor hayat felsefemde, belki de Aristonun dediği gibi düşünen bir hayvanım, sen ise durmadan düşünülen dişi hayvanesin. belki de tüm yazdıklarım saçma, belki de sadece sana açılmayı bekliyor tarihi yedikule kapım. belki de Çin Seddi'ni seni kaybetme korkusuyla yaptım diye uzaydan görünüyor. belki de bağrıma Keops Piramidinin yapımında kullanılan 2,5 ton ağırlığındaki kireç taşını bastım diye sol'um fıtık kaldı. belki de kötü bir kabus her şey, ama her şey senken kabusa kötü diyeni giyotinle öldürür şu saatten sonra içimin engizisyon mahkemesi.
Şiir
1890'da Sipinci'de kazıldığı özel olarak tanımlanan Terracotta heykelcikleri. Sipinci (ayrıca Sipintsy olarak da yazılır) sitesi, günümüz batı Ukrayna'sında bulunan Neolitik-Kalkolitik Cucuteni-Trypillia kültürü (MÖ 5000-3000) ile ilişkili önemli bir arkeolojik konumdur. Figürler, doğurganlığı, tarımı ve yaşam ve yenilenmenin sürekli döngülerini temsil eden Büyük Ana Tanrıçanın sembolik temsilleridir. Viyana, Avusturya'da Doğal Tarih Müzesi'nde bulunuyor.
Takı kadının zerafet ve süsüdür Hayatları köyde geçen kadınların sırtındaki yük erkeklere göre çok daha ağır tarlaları ekip biçmek çocuk bakımı örgü nakış giysi dikmek onların işi Atlas sayı 85 Nisan 2000 Peygamberimizin bize bıraktığı zengin ilim mirasının hazinelerinden biride şu sözdür Cehaletin ilacı sormaktır ancak soran insan öğrenir bilgi sahibi olur ve her kötü taşın altından çıkan cehalet yılanının başınını ezmiş olur cehalet denilen şu kara yılan ancak güzel ilim ile ezilir kadınlar yükü dünyada ağır olanlar hayatları köyde geçen sırtında bebekleri tonlarca yük taşıyan saygı duyulası kadınlar ne karadenizde değişiyor onların kaderi ne de pakistan hindikuş dağlarında pakistan güzelleri kalaş kadınları örgü yapıyor gönül nakışı ile giysi dikiyor ve yine o yüksek dağlarda yaşasalarda takı takmaktan vazgeçmiyorlar el sanatlarımızdan biriside kadınlarımızın sırtındaki yükü taşımaktan boş vakit bulup dağ vadilerinden eve döndükleri boş vakitte el emeği göz nuru diyip hazırladığı takı kültürüdür cehaletin ilacı ilimdir dünyada pek çok ilim vardır her ilim ise cehaleti ve kötülüğü yok etmek içindir takı yapma maden işleme ilmide kökleri 5000 yıl öncesine dayanan bir ilimdir bilimdir dünyada yapılan ilk takı ise hayvan dişinden yapılan bir küpedir mezopotomya topraklarında takılar mö 3000 yılına dayanır ağaç kabuğu hayvan kemiği ve dişlerinden yapılmışlardır binlerce zahmet sonucu elde ediliyorlar
Duygu ve Düşünce
Did you know that Kurdish is the 3rd richest language in the world in terms of vocabulary? The Power of the Kurdish Language: Immense Vocabulary: With over 1.2 million words and up to 1.6 million idioms, Kurdish ranks 3rd globally, right after Finnish and Korean. Deep Roots: Historians trace its origins back to 5000 BCE, making it a foundational part of the Indo-European family. A Story of Resilience: Despite being banned for decades in various regions, it survived and thrived. Today, it's an official language of Iraq.💚❤️💛