Namus
Kul korkusuyla.korunmaz.Allah korkusuyla ve vicdanla korunur.
Namussuzluk bir adım öteye giderken
"Acaba vicdanım sızlar mi" sorusundan mahrum olmaktır.
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görünmeyen sisli ve yalpali bir denizdi.
Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadiktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı??
Yaşayışımiza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat daha makul değil miydi??
Içimizdeki şeytan Sabahattin Ali Sabahattin Ali