Biz o kadar uzak olduğunu zannederken, geçmişin bu kadar yakında olması ne tuhaf. Bir cümleden fırlayıp sizi çağırıvermesi tuhaf. Her bir nesne ve sözcüğün, içinde bir hayalet barındırabilmesi tuhaf
""Acaba" ile başlayan her ihtimal karanlıktı. Ama biz o ihtimallerin hep çok güzel, en azından mevcuttan daha güzel olduğunu düşünüyor, bu yanılgıyla kendi kendimizi yiyip bitiriyorduk. Oysa karanlıkların içinde kötü senaryolar da olabilirdi, mevcut halimizi mumla aratacak senaryolar..."
"Bütün gün onu dinledim. O da dertli. Ama anlamamız gereken şu: Herkes dertte değil herkes derste. Herkes derdiyle dersini alıyor. Ders alınacak, sınav geçilecek... Teneffüs ancak o zaman."
"İnsan, yeri geliyor bir ipin tek düğümünü çözmek için saatler harcıyor; boğaz düğümü mü çözülecek? anlattıkça çözülecek benim düğümlerim. Anlattıkça iyileşeceğim. Yani, inşallah."