"Arkada bıraktığın şeyleri düşünme," dedi Simyacı, atlarıyla çölün kumlarında ilerlerlerken. Her şey Evrenin Ruhu'na kazınmıştır ve ebediyen orada kalacaktır.
"İnsanlar gitmekten çok geri dönüşü hayal ediyorlar," dedi, çölün sessizliğine -yeniden- alışmış olan delikanlı.
"Bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir. Ve oraya bir gün geri döneceksin. Bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. Gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. Yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.
Sayfa 147 - Can Yayınları