boykut yapmak için en önemli sebeblerden 1 tanesi
6- Yeryüzünde Peygamber Efendimize en çok kin besleyen halk, Yahudilerdir. Nitekim kinleri, neredeyse yeryüzünü kaplayacak. 1957 senesinde Fransızca olarak Paris'te bası-lan Zohar kitabının 2. Cildinin 88. Sayfasında şu bilgiler yer almaktadır: "Ey İsrailoğulları! Ne yaparsak yapalım, derisini soyup pislik atıklarıyla dolu bir tencerede kayпа-tıp çürük kemiklerini çılgın köpeklere atsak da Muham-med'e hak ettiği cezayı veremeyiz. O, bundan daha beteri-ni hak etmektedir. Çünkü İsrailoğullarına ihanet etmiştir, içimizde en hayırlı olanlarımızı ve dostlarımızı yalanlarına inanmaya çağıyor. Dünyada en çok arzuladığımız şeylerin üzerine konuyor. Bundan ötürü Cumartesi günleri yapu-ğımız mübarek ibadetlerde ona lanet okumanız gerekir. Gideceği yer Cehennem çukuru olsun, orası ne kadar da kötü bir yerdir." Bu cümleler, bizzat Yahudilerin ağzından çıkmış cümlelerdir. Bundan ötürü Siyonistlerle olan sava-şımızın inanç savaşı olduğu unutulmamalıdır. Bir tarafta Allah'ın insanlık için seçtiği en son din, diğer tarafta insan-ların elleriyle yazılmış, sonradan tahrif edilmiş batıl din... Yahudilerle olan savaşımız, iman ve küfür savaşıdır. Bu, Allah'ın dostları ve şeytanın dostları arasında olan bir sa-vaştır...
Sayfa 162·Kitabı okudu
Birden fazla şıkkın işaretlenebildiği "Sizce okullarda meydana gelen şiddet olaylarının en önemli nedenleri nelerdir?" şeklinde sorulan soruya verilen cevapların dağılımı şöyledir. Okullardaki şiddetin nedenleri olarak öğrencilerin %95.5'i "Kötü arkadaşlar ve çevrenin olumsuz etkileri"ni; %91 .5 'i "Ailede yeterli eğitimin verilmemesi"ni; %90.9'u "Bir çete grubu içerisinde yer almayı"; %90.6'sı "Psikolojik ve kişilik sorunları"nı; %90.2'si "Çevrede şiddeti görerek öğrenme"yi; %88.7'si "Kız-erkek arkadaşlık ilişkileri"ni; %85.3 'ü "Basın, yayın ve internetteki şiddet içerikli program ve oyunlar"ı; %85'i "Ailede şiddete uğrama"yı; %82.9'u "Ahlaki ve dini değerlerdeki bozulma"yı; %81.1'i "Ailede şiddete şahit olma"yı; %78.8'i "Okullardaki disiplin eksikliği"ni; % 76.1 'i "Öğrencilerin okulu sevmemesi ve kendini okula ait hissetmemesi"ni; % 72.2' si "Okullardaki güvenlik tedbirlerinin yetersizliği"ni; %67'si "Okul idarecilerinin ve öğretmenlerin katı tutumları"nı; %66.9'u "Öğrencilerin okullarda şiddet konusunda bilinçlendirilmemesi"ni; %66.2' si "Okul disiplin yönetmeliğindeki cezaların yetersizliği"ni; %63 'ü "Okuldaki kültürel, sportif ve sosyal faaliyetlerin yetersizliği"ni; %61 .6'sı "Yoksulluğu"; %33.S'i "Şehrin hızlı göç alması"nı göstermektedir.
Sayfa 289 - E Yazı Yayınları
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Atatürk orman çiftliği
Orası sadece yoktan var edilen bu şehrin yeşille ilk tanıştığı yer değil. Orası azmin, inancın ve emeğin eseri aslında. 1925'te kendi maaşıyla aldığı o bataklığı, "fena" araziyi, 1937 yılında bir orman olarak devlet hazinesine bağışlayıp bizlere armağan ediyor. On iki sene içinde o bataklık arazi ne hale gelmiş diye sorarsanız söyleyeyim: 88 bin adet bağ omçasından oluşan 220 dönümlük bağ, 375 dönümlük sebze yetiştirmeye elverişli bahçe, 6.600 ağaçlık zeytinlik, 1.654 ağaçlık portakallık, 15 dönüm kuşkonmazlık, 100 dönüm park ve bahçe alanı, 2.650 dönüm çayır ve yoncalık, 1.450 dönüm yeni orman ve 148 bin dönüm ziraat arazisiyle meralar.
Sayfa 155
Alıntı
Sad Suresi
اَجَعَلَ الْاٰلِهَةَ اِلٰهاً وَاحِداًۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ عُجَابٌ “İlahları tek bir ilah mı yaptı? Gerçekten bu çok ilginç/şaşılacak bir şeydir.” Sâd 5 وَانْطَلَقَ الْمَلَأُ مِنْهُمْ اَنِ امْشُوا وَاصْبِرُوا عَلٰٓى اٰلِهَتِكُمْۚ اِنَّ هٰذَا لَشَيْءٌ يُرَادُۚ İleri gelenler harekete geçti ve: “Yürüyün, ilahlarınıza sahip çıkın (onlara bağlılıkta direnç gösterin). Şüphesiz ki bu, (sizden) istenen bir şeydir.” (dediler.) 6 اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ Yoksa izzet sahibi, üstün ve karşılıksız veren Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır? 9 اَمْ لَهُمْ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا۠ فَلْيَرْتَقُوا فِي الْاَسْبَابِ Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hâkimiyeti/egemenliği onlara mı aittir? (Madem öyle! Bir yol bulup) göğe yükselsinler. 10 وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ Dediler ki: “Rabbimiz! Azaptan payımıza düşeni, hesap günü gelmeden hemen ver.” 16 اِصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَاذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُ۫دَ ذَا الْاَيْدِۚ اِنَّـهُٓ اَوَّابٌ Onların söylediklerine sabret ve kuvvet sahibi olan kulumuz Davud’u an! Şüphesiz ki o, çokça (Allah’a) yönelirdi. 17
Kasas suresi
اِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْاَرْضِ وَجَعَلَ اَهْلَهَا شِيَعاً يَسْتَضْعِفُ طَٓائِفَةً مِنْهُمْ يُذَبِّـحُ اَبْنَٓاءَهُمْ وَيَسْتَحْـي۪ نِسَٓاءَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُفْسِد۪ينَ Şüphesiz ki Firavun, yeryüzünde üstünlük tasladı. Oranın halkını gruplara ayırıp onlardan bir bölümünü mustazaflaştırıyor/güçsüzleştiriyor; erkek çocuklarını boğazlayıp, kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı. Kasas 4 وَنُر۪يدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذ۪ينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِث۪ينَۙ Biz, yeryüzünde zayıf bırakılmış olan (mustazaflara) iyilik yapmak, onları (kendilerine uyulan) imamlar yapmak ve onları (yeryüzüne) vâris kılmak istiyoruz.<p> <sup> <i>Firavunlar; ırka, gelir seviyesine, sosyal statüye, meslek gruplarına dayalı olarak toplumu sürekli bölerler. Toplum bölündükçe birbirine düşman olur ve zayıflar. Kamplaştırılmış, çatıştırılmış, bölünmüş toplum bireyleri güven ve huzur için bir kurtarıcı arar. O kurtarıcı Firavun’dur... Allah (cc) ise insanları tevhid inancıyla bütünleştirip, İslam boyasıyla boyamak ve tüm suni kimliklerin bir kenara bırakılıp İslam’ın ana kimlik olarak kabul edilmesini ister. Bunu başarmış toplumların tevhid inancı ve adalet ahlakıyla yeryüzünün vârisleri ve imamları olmasını diler.</i></sup></p> 5 وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي الْاَرْضِ وَنُرِيَ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا مِنْهُمْ مَا كَانُوا يَحْذَرُونَ Ve onları, yeryüzünde güç/iktidar sahibi kılmak (istiyoruz). Firavun’a, Haman’a ve ordularına da kendisinden korktukları şeyi göstermek/yaşatmak (istiyoruz). 6 فَالْتَقَطَهُٓ اٰلُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُواًّ وَحَزَناًۜ اِنَّ فِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَجُنُودَهُمَا كَانُوا خَاطِـ۪ٔينَ Firavun ve ailesi, (ileride) kendilerine düşmanlık edip üzüntü sebebi olsun diye onu
Neml suresi
طٰسٓ۠ تِلْكَ اٰيَاتُ الْقُرْاٰنِ وَكِتَابٍ مُب۪ينٍۙ Tâ, Sîn. Bu, Kur’ân’ın ve apaçık Kitab’ın ayetleridir. Neml 1 هُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ Müminler için bir hidayet ve müjdedir. 2 اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ O (müminler ki) namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir ve ahirete de yakinen iman ederler. 3 اِنَّ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ اَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَۜ Şüphesiz ki ahirete inanmayanların amellerini kendilerine süslü gösterdik. Böylece onlar, şaşkınlık içinde bocalamaktadırlar. 4 وَاِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْاٰنَ مِنْ لَدُنْ حَك۪يمٍ عَل۪يمٍ Kuşkusuz, bu Kur’ân’ı hüküm ve hikmet sahibi, her şeyi bilen (Allah’tan) almaktasın. 6 فَلَمَّا جَٓاءَهَا نُودِيَ اَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَاۜ وَسُبْحَانَ اللّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ Oraya geldiğinde ona seslenildi: “Ateşte olanlar ve çevresindekiler mübarek kılındı. Âlemlerin Rabbi olan Allah tüm eksikliklerden münezzehtir.” 8