En Hüzünlü Eylül
Türkiye'de yayımlanan gazetelere göre: 1955 yılının 6/7 Eylülünde 11 Ruö vatandaş öldürulda. Yunanistan kaynaklarına göre: Hayatını kaybedenlerin sayısı 16. Resmi makamlar yaralı sayısının 30 olduğunu söylüyor. Başka ülkelerin Türkiye'deki resmi temsilciliklerine göre: Bu rakam 300'ü aşıyor. Tecavüze uğrayan çok sayıda kadın hastanelere başvurdu. Utanıp da başvurmayanlarla birlikte bu sayının 400 olduğu düşünülüyor. Olaylarda 4214 ev tahrip edildi. 1004 işyeri yağmalandı. 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul kısmen ya da tamamen tahrip edildi, yakıldı.
Sayfa 455·Kitabı okudu
Doğdum çünkü birilerinin bana ihtiyacı var, doğacağım çünkü birilerinin bana ihtiyacı olacak. 6 Eylül 2019 ne garip ölüm gününmüş nereden bilebilirdim.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yapmadığımız kötülüklerden utanç duymak!
"6-7 Eylül Olayları'ndan bir gün sonra babam beni de aldı, Taksim'e gittik. Bana bir şeyler anlatmak mı istiyordu, yalnız başına gitmeyi gözü yememiş miydi, bilemiyorum. O korkunç manzarayı, Taksim'in hâlini; yanmış, ters çevrilmiş otomobilleri, sokaklara yayılmış kırık dökük malları, top top kumaşları, ara sokaklardaki talan edilmiş, camları kırılmış, yakılıp yıkılmış evleri görünce, zaten yüksek tansiyonu olan babam birden fenalaştı. Manzara gerçekten de korkunçtu. Ben de hiç unutmadım. On beş yaşında bile yoktum o sıralarda ama çok utandığımı hatırlıyorum. Şimdi de zaman zaman, hani kendi yapmadığımız işlerden, sorumlu olmadığımız kötülüklerden utanç duyuyoruz ya, onun gibi."
Sayfa 54 - Can·Kitabı okuyor
Alıntı
6-7 Eylül Olayları 1955- Vahşet!
6-7 Eylül Olayları 1955'te olmuştur ya, babamın ikinci beyin kanamasını geçirip sonra da ölmesinin nedenidir o vahşet.
Sayfa 53 - Can·Kitabı okuyor
Alıntı
Sırf Rum diye insanların dükkanlarını evlerini yağmaladılar!
Demokrat Parti dönemindeki ilk sıkıyönetim, 6-7 Eylül olayları nedeniyle 1955 tarihinde ilan edilmiş. Bayar’lı, Menderes’li Demokrat Parti’nin ilan ettiği ikinci sıkıyönetimin gerekçesi Demokrat Parti’ye karşı gösterilerin başladığı 1960 yılındaki 28-29 Nisan olaylarıdır.
Sayfa 32 - um:ag yayınları·Kitabı okudu
Siyasi Tarih
"TİLKİ GÜNLÜĞÜ"YLE TANIŞMA ve AHMED BERKÎ...
(...) Tilki Günlüğü’nden ilk defa 1990 yılı ortalarında haberdar olduk. İBDA Mimarı, “Nokta” dergisine verdikleri ünlü mülakatta, bu isimli bir eser hazırladıklarını, “yüzyılımızın topoğrafya haritası”nı çıkaracaklarını belirtmişlerdi. Yâni, yüzyılımıza âit herkesin ve her şeyin hâlinin hakikatin hakikatine göre izahını yapacak, eğrisini doğrusunu gösterecek bir eser… Bu yönlü bir beklenti içine girmiştik. 1991 yılının Eylül ayında KİP Lokalinde verilen bir resepsiyonla Tilki Günlüğü’nün birinci cildi okuyucu karşısına çıkınca, doğrusunu isterseniz, neye uğradığımızı bilemedik. Ben, neler hayâl etmiştim, tam olarak söyleyemem ama, herhâlde eseri görünce, zavallı hâlimin nasıl tuzla buz olduğunu tahmin edersiniz… Büyük bir heyecanla elime aldım, okumaya çalıştım. Ama bu Türkçe değil mi? Türkçe… O hâlde neden ilk sayfasıyla son sayfası arasında -biraz mübalağayla- tek kelimesini olsun anlayamıyorum? Daha önce gördüğüm hiçbir esere benzemiyordu da ondan… İBDA Mimarı’nın sözleriyle ilk karşılaştığım daha genç bir yaşımı hatırlıyorum: “Allah’ım, bu insan sözü olamaz!..” Böyle aşırı bir şaşkınlık geçiriyordum. Neyse ki, bazı tevafuklar imdadıma yetişti ve eseri benim için -anlamasam bile- olağanüstü cazib kılmaya yetti. **Tilki Günlüğü’nde beni ilk sarsan şey, tarihler oldu. Niçin 17 Ağustos 1990 tarihinde başlıyordu? Bu tarihin benim için özel bir anlamı olmasıyla bir ilgisi var mıydı? Hani Faust’ta Faust ile Margarit’in karşılaşma sahneleri vardır ya; daha doğrusu Faust’un Margarit’i görme sahnesi… Tutulma, çarpılma, sendeleme; öyle bir şey… Öyle bir şey uyandırdı bu tarih bende; ve ardı sıra başka tarihler… Bilirsiniz, Tilki Günlüğü’nün birinci cildi 17 Ağustos 1990 tarihinden başlar ve tarih olarak iki yönde ilerler: Birincisi, geriye doğru, bazen 1983’e
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 9, Nisan 1998), DANTE'NİN YOLCULUĞU -II- (İlâhî Komedyadan Tilki Günlüğüne)
Akademya Yazıları