Bu iki hâl, zahiren birbirine benzese de; *mahiyet, menşe ve tesir bakımından* birbirinden farklı iki manevî arızadır.
*Vehim Nedir?*
*Vehim,* hakikatte hiçbir delile dayanmayan bir ihtimali; *aklî ve kat’î bir imkân zannederek* büyütmektir. Yani vehim, ekseriyetle *muhakeme hatasından* doğar. İmkân-ı vehmî, imkân-ı aklî ile karıştırılır; zayıf bir ihtimal, kuvvetli bir bürhan gibi görülür.
> *“İmkân-ı vehmî, esassız olan ırk-ı taklidden tevellüd ile safsatayı tevlid ettiğinden... Muhakemesizlikten, kalbin za‘f-ı a‘sabından... ileri gelir.”*
*_Asâr-ı Bedîiyye – 214_*
Vehimde problem, *hakikatin aslını inkâr etmek değil,* onun *mahiyetini yanlış tasavvur etmektir.* Bir şeyin vücudu yakîn iken, vehim devreye girer; o yakîni bozmaz ama zihni bulandırır.
> *“Bir delilden neş’et etmeyen bir ihtimalin ehemmiyeti yoktur. Kat’î ilme şek katmaz.”*
*_Sözler – 607 iktibas_*
Vehimle mübtela olan kimse, meseleyi büyüttükçe büyütür; ehemmiyet verdikçe hastalık şişer. İlacı ise bilhassa *aldırmamaktır.*
> *“Vehmî hastalığın... en müessir ilacı, ehemmiyet vermemektir.”*
*_Lem’alar – 217_*
Demek vehim; *aklın, muhakemeden uzak kalmasıyla* oluşur ve *akıl, mantık ve delil* ile izalesi mümkündür.
*Vesvese Nedir?*
*Vesvese* ise doğrudan doğruya *şeytanî bir desisedir.* Kalbin rızası dışında, irade harici gelen *tedâî-yi hayal ve tasavvur-u farazîlerdir.* Burada problem, fikrin gelmesi değil; *o fikrin sahibinin zannedilmesidir.*
Şeytan, özellikle hassas ruhlara, *tahayyül-ü küfrîyi tasdik-i küfür zannettirir.*
> *“Tahayyül-ü küfür dahi, küfür değil ve tasavvur-u dalalet de dalalet değil.”*
*_Lem’alar – 75_*