10/10
·60 syf.··
2026 28. kitabı
BODRUM KATINDAKİ MAKİNE YAZAR: MİRA DEMİRKIRAN YAYINEVİ: MELİSA MATBAACILIK SAYFA SAYISI: 62 Merhabalar... Bugün @bodrumkatindakimakine kaleme aldığı #bodrumkatındakimakine kitabı ile geldim . Minik yazarımız @bodrumkatindakimakine bu başarısı, bir ömür olarak beni çok mutlu etti. Eminim ki ileride kendisini daha da geliştirmiş bir şekilde, bir çok kitabını okurken bulacağız. Kitabın içerisinde birbirinden farklı mektup, hikayeler ve şiir bulunuyor. Bir çoğuna bayıldım fakat sizlere bir tanesinden kısaca bahsetmek istiyorum. Buket, bodrum katında topunu ararken mavi bir örtünün altında bir makine bulur. Üzerinde sayılar ve kırmızı bir buton vardır. Ekrana 100 yazar ve kırmızı butona basar. O an da ekran da "100 yıl sonraya gidiliyor" yazısı ile ilerisi bembeyaz ışıkla dolar. Ve Buket kendisini 100 yıl sonraki evlerinde bulur. Camdan dışarıya baktığında her bir evin gökdelen olduğunu, saymayacağı kadar fazla katlarının olduğunu, sokakta kimseciklerin olmadığını görür. Bu durumdan emin olmak için kendisini hemen sokağa atmak ister. Fakat çok yüksekte olduğu için merdiven kullanamaz ve bir asansör arar. Asansöre bindiğinde ise şok yaşar çünkü asansörde hiç bir tuş yoktur. Ve asansör ses komutu ile çalışmaktadır. Sokağa çıktığında ise Buket'i başka bir şaşkınlık bekler gerçekten kimsecikler yoktur. Hatta bugün pazar olması gereken sokakta, Pazar dahi yoktur. Bütün bu şaşkınlıkları devam ederken arkadaşı Nilay'ı görmek ister ve onunla bu durumu konuşmak ister. Peki sizce Buket, Nilay'a ulaşabilecek mi? Buket bu yıldan memnun kalacak mı? #reklam değil #çocukkitabı #kitapyorumu #bookstagramtürkiye
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202621 okunma
10/10
·60 syf.··
2026 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 01:10
Kendi küçük, hayalleri, cesareti ve yüreği kocaman bir yazarla tanıştım... ​Sevgili Mira’nın 62 sayfadan oluşan bu özel kitabı, içinde tam 7 farklı hikaye barındırıyor. Okurken onun muhteşem hayal gücüne, harcadığı emeğe, yaşına rağmen kurduğu derin düşüncelere ve azmine hayran kalmamak elde değil. Satırlarda gezinirken, geleceğin büyük bir yazarının ilk adımlarına şahitlik ettiğimi derinden hissettim. Gelelim buradaki harika okur topluluğuna neden bu kitabı özellikle önerdiğime... ​Bazen yüzlerce sayfalık kitaplarda bulamadığımız o saf, duru ve sınırsız hayal dünyasını, 10 yaşındaki bir çocuğun temiz kalemi bize öyle bir hatırlatıyor ki... Mira’nın bu kitabı, özellikle çocuk kalbi taşımaya devam edenler, çocuk edebiyatına ilgi duyanlar için bir alternatif. Kitapta en çok etkilendiğim yer ise "Sevgili Öğretmenim" adlı bölüm oldu. Mira orada hayalini öyle güzel dile getirmiş ki, okurken "İşte geleceğin yazarı!" diyorsunuz. Kitabı merak edenler, incelemek veya edinip Mira’ya destek olmak isteyenler instagram @bodrumkatindakimakine yoluyla ulaşabilirler. Şimdiden keyifli okumalar ve keşifler!
1000Kitap
Bodrum Katındaki MakineMira Demirkıran · Melisa Matbaa · 202621 okunma
Reklam
Namaz bir vekalet
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Her tarafında türlü ibadetlerine eda edildiği Kainat mescidinde insan, görevli bir araştırmacı... varlıkların hizmet ve ibadetlerinin en yakın gözlemcisi... varlıklar üzerindeki müşahadelerini kendi ruhunda toplayıp cenab-ı Hakk'a şuurlu bir şekilde aktarabilen bir ustabaşıdır. Hilafet, kelime anlamı ile bir kişinin diğerinin yerini alması onu temsil etmesi ve yetkilerini onun adına kullanması demektir. kur'an-ı Kerim'de insanın Hilafet vazifesine bazı ayetlerde şöyle değinilmiştir. "Hani Rabbin meleklere demişti ki ben Yeryüzünde Bir halife yaratacağım" (bakara,30). "Sonra sizi halifeler yaptı" (A'raf, 69). "Sizi yeryüzünde halifeler kıldık." (Yunus, 14). "Sizi yeryüzünün halifeleri yapan kim?" (neml,62). Evet, insan, Bütün canlılar, daha da Ötesi Bütün yaratılmışlar adına Cenab-ı Allah indinde bir elçidir. Namaz kılmak kişinin kendi kulluk görevinin bir parçası olmakla birlikte diğer varlıkların hizmet ve ibadetlerinin insan tarafından Allah'a takdim edilme işlevinide görür.
Alıntı
Huzura VarıncaMecit Ömür Öztürk · Timaş Yayınları · 2024584 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Bir 23 Aralık günü, 16 yaşındaki Anna Lou Kastner adlı genç kız ortadan kayboldu. Avechot adlı küçük bir kasabada yaşayan ve oldukça dindar bir aile ve hatta komşulara sahip olan bu genç kızın ortadan kaybolmasına kimin sebep olabileceği gizemini korumakta çünkü kızın tek hayatı ev ve kilise arasında geçiyordu. Çok geçmeden Mattia adlı bir çocuğun Anna Lou’nun peşinden hiç ayrılmadığı, psikolojik olarak rahatsız olduğu ve elindeki video kamerayla sürekli Anna Lou’yu video ve fotoğraflarını çekerek kayıt altına aldığı ortaya çıktı.Çocuğun bu takıntısı ise bir öğretmene kadar sıçradı ve sonrasında olayların ucu iyice koptu.Özel ajanın da medyayı oyuncak gibi kullanması da işleri hiç kolaylaştırmıyordu. Bir 23 Şubat günü, kaybolma olayından 62 gün sonra, bu olayla ilgilenen özel ajan Vogel kasabayı hala terk etmemiş, üstelik sisli bir gece de kazaya karışmış ve şans eseri yaralanmamıştı ancak üzerindeki kan lekeleri soru işaretleri yarattı.Sonrasında özel ajan Vogel bir bir içini dökmeye başladı, hikayenin en başındaan en sonuna kadar. Enteresan bir işleniş şekli ve enteresan karakterler, özellikle ajan Vogel.Adama çok sinir oldum, tüm kitap boyunca sövdüm ama kitabın sonunda da bir aferin demedim değil.Diğer kitaplarına nazaran daha durağan bir işleniş vardı ama sonuyla tatmin etti, ha en son kısma gerek var mıydı bilemem ama tek kitap olduğu için kabul edilebilir bir detaydı.Ne yazsa okur ve severim, ki bu kitap da hayal kırıklığına çok uğratmadı.Şimdi sıra Suflör serisine başlayarak hafızamı tazelemekte..
Sisteki KızDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 202529 okunma
7/10
·80 syf.··
2026 1. kitabı
Gençlerle Baş Başa kitabın dilini ve konusunu beğendiğim kitap kısa olduğu için akıcı bir şekilde okunuyor dili de oldukça sade ve anlaşılır klasik olduğu için gözünüzü korkutmasın toplasam kitapta bilmediğim 1 kelime fln var bu yüzden bir günde hiç yorulmadan sıkılmadan bitirdim benim okuduğum baskı 62 sayfaydı her neyse yazım dili güzel olsa da kitabın işleniş biçimi bana çok hitap etmedi doğrusu ben daha çok hikâye tarzında ilerleyen eserleri seviyorum bu kitapta ise konular başlıklar halinde ele alınmış yada anı mı demeliyim bilemedim sırf konusu için okudum pişman değilim güzel bir kitaptı
Duygu ve Düşünce
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,2bin okunma
Puan vermedi·65 syf.·
2026 11. kitabı
"ecza tutmayan yerlerime karanfil süren de kim" (s. 41) ___________________ Evvelâ söylemem gerekir ki bu kitap benden çok çekti. İş yerine götürüp getirdim sürekli ama baştan sona oturup okuyayım diye değil; masada dursun diye. Çünkü bazı şiir kitapları vardır, kapağı bile odanın havasını değiştirir. İnsan bazen bir dosyanın arasında yorulurken, çayın demi kaçarken, öğle molasında herkes telefonuna gömülmüşken dönüp kitabın adına bakar sadece.Yetiyor sanırsın. Yetmez. Bir süre sonra el gidiyor zaten. Çünkü şiirin okunma saati yoktur. İnsan şiiri “şimdi okuyacağım” diye açmaz çoğu zaman. Şiir emrivaki yapar. İçindeki sessizliğin uygun bir yerine oturur ve seni gönüllü bir mecburiyetle kendine çeker. Cengizhan Konuş’un Unutmanın Sabahı tam olarak böyle bir kitap. Okunmaktan çok insanın hayatının kenarında bekliyor önce. Sonra bir gece , eve dönüş yolunda, market poşetlerini mutfağa bırakıp sessizce oturduğun bir anda ya da iş yerinde herkes gittikten sonra masada kalan bardak izlerine bakarken içine sızıyor. Çünkü bu kitap estetik bir şiir gösterisinden çok , uzun süredir kimseye anlatılamamış bir iç yorgunluğun dili gibi duruyor. Daha ilk sayfalarda geçen “sizi temin ederim, dünya geçen bir ağrı” (s.14) sözüyle insanı hazırlıksız yakalıyor zaten. Bu yalnızca güzel bir dize değil ; çağın ruhuna dair ağır bir cümle. Çünkü bugünün insanı gerçekten de hayatı yaşamaktan çok, onu atlatmaya çalışıyor artık. Sabah aceleyle evden çıkıp akşam aynı yorgunlukla dönen insanların yüzünde biraz bu duygu var. Dünya uzun süredir geçmeyen değil, geçip dururken insanı aşındıran bir ağrı gibi. Belki bu yüzden kitap boyunca sürekli bir gecikmişlik hissi dolaşıyor. Sanki şair bir yere yetişememiş gibi değil de , hayat ona geç kalmış gibi konuşuyor. Kitap ilerledikçe insan şunu daha
Şiir
Unutmanın SabahıCengizhan Konuş · Profil Kitap Yayınları · 2020155 okunma
Reklam
Reklam