Mekke'de nâzil olmuştur. 62 âyettir. Mekke'de inen diğer sureler gibi, umumî çerçeve içersinde; peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve hesaba inanma konularından bahseder. Hz.
Muhammed (s.a.)in mucizesi olan Miraç konusunu anlatarak söze başlar. Ardından müşriklerin Allah'dan başka tapmış oldukları putlara temas eder. Sure, ilâh oldukları iddiâ edilen putların ve Allah'dan başkasına ibâdetin bâtıl olduğunu açıklar. Kıyamet günündeki âdil cezadan bahseder. O gün herkese, yaptığmın karşılığı verilir. İnsanlar, iyiler ve kötüler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bu mübarek sure Yüce Allah'ın hayat verme, öldürme, öldükten sonra diriltme, zenginleştirme, fakirleştirme ve erkek ve dişi çifti, atılan bir damla sudan yaratma hususundaki kudretinin alâmetlerini anlatır. Sure Ad, Semud, Nuh ve Lut kavmi gibi azgın milletlerin başına gelen azap ve helâki anlatarak sona erer.
1980'lerde yapılan bir araştırmada, hastalara, bilinçsizken bilgilendirici kasetler "dinletildi" ve bu işlemin ardından genel bilgileri test edildi. Bilinçsiz öğrenme deneyiminin ardından aldıkları puanlar %37'den %62'ye yükseldi. Artık birçok bilim insanı, beynin, işlevsel olarak bilinçsiz olduğu sırada bile bilgiyi kavradığına inanıyor. Ancak, gerçekleşen "öğrenmenin", bilinç yerine geldikten sonra birkaç saat içerisinde yok olduğu da belirtilmektedir.
Alman işgalinin ardından Picasso için yeni bir yaşam başlar. Mülke ve dünya işlerine karşı daha ilgilidir. Çoğunlukla Güney Fransa'da yaşar... 1943 yılında genç bir ressam olan Françoise Gilot'la tanışır. O zaman Françoise 21, Picasso ise 62 yaşındadır. 1953'e kadar birlikte yaşarlar ve iki çocukları olur. 1947'de oğlu Claude, 1949 yılında ise kızı Paloma doğar. İlya Ehrenburg, bu doğum haberinin, Paris Barış Kongresi'nin açılış gününde geldiğini ve bu nedenle Picasso'nun kızına "Güvercin" anlamına gelen "Paloma adını verdiğini yazar...
Sayfa 498 - Picasso serçe kuşundan farksızsın kardeş :)·Kitabı okuyor
Peygamberimiz’e karşı ise şöyle denilmiştir:
... Bu sizi atalarınızın kulluk etmekte olduklarından alıkoymak isteyen bir adamdan başka bir şey değildir.
34-Sebe Suresi 43
İslâm akâidinin temel esaslarından biri olan âhirete iman, inanç esasları arasındaki ehemmiyetine binaen birçok ayeti kerîmede "Allah'a iman" ile yan yana zikredilmiştir. Nitekim bu ayeti kerimelerden birkaçı şöyledir:
... Allah'a ve ahiret gününe iman edip salih amel işleyen kimselerin Rab'leri katında büyük ecirleri vardır. Onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmazlar.(el-Bakara, 62)Eğer herhangi bir şeyde ihtilafa düşerseniz,Allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman ediyorsanız onu Allah'a ve Resul'üne götürün!(en-Nisa, 59)Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin,-babaları,oğulları,kardeşleri yahut akrabaları da olsa-Allah'a ve Resul'üne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. . . (el-Mücadele,22)