Ahiret saadetinin bu dünyada kazanılması hakikatine binaen Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri şöyle buyurmuştur:
""Dünyanın bir günü,ahiretin bin yılından daha hayırlıdır. Zira kazanç ve kayıp keyfiyetleri dünyaya aittir.Ahirette artık kurtuluşa kavuşturacak bir şey yapma imkanı yoktur."
Rebi b. Huseym (r.a) evine bir kabir kazmıştı.Kalbinde bir katılık (amelinde bir gevşeklik) hissettiği zaman oraya girer, uzanır ve "Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında,Rabbim! Beni geri gönder. Ta ki boşa geçirdiğim dünyada hayırlı ameller yapayım der."ayetini defalarca okur,ardından nefsine dönerek," Ey Rebi, işte dünyaya döndün,haydi amele başla! derdi.
Bil ki,cenazeler basiret sahipleri için bir ibret vesilesidir.Cenazelerde gaflet sahipleri için bir uyarı ve öğüt vardır,fakat gafil kimselerin cenazeleri görmeleri ancak kalplerinin katılığını arttırır.Çünkü onlar sürekli başkalarının cenazesinde bulunacaklarını ve hep kendilerinin dışındaki kimselerin cenazelerini göreceklerini düşünürler;bir gün kendilerinin de bu şekilde omuzlarda taşınacağını hiç hesaba katmazlar.Belki de yakın bir tarihte öleceklerini hesap etmezler.Düşünmezler ki,taşımakta oldukları cenazede Aynen kendileri gibi düşünüyor,uzun uzun emeller kuruyordu; fakat bütün hesapları boşa çıktı,zamanı tükendi,işi bitti.
İbn Ebi Füdeyk şöyle demiştir:kendisine tanıdığım alim zatlardan birinin şöyle dediğini işittim:Bize ulaşan bir hadis-i şerife göre,bir kimse Sevgili Peygamberimizin kabrinin karşısında durarak; Allah ve melekler daima peygambere salat ediyorlar.Ey iman edenler,siz de ona salat edin ve tam bir şekilde ona selam verin.ayeti kerimesini okur,ardından da "Ey Muhammed (Aleyhisselam)!Allah Teala sana salat etsin!"der ve bunu yetmiş defa söylerse bir melek ona hitap ederek Ey falanca kişi!Allah da sana salat (ve rahmet)etsin diye dua eder,o kimsenin hiçbir ihtiyacı yerde kalmaz(yani bütün hacetleri kabul makamına yükseltilir,dünya ve ahiretle ilgili bütün ihtiyaçları karşılanır.)