Kitap Seneca’nın iki ayrı eserinin çevirisinden oluşuyor: ‘Mutlu Yaşam Üzerine’ ve ‘Yaşamın Kısalığı Üzerine’. İkisi her ne kadar ayrı olsa da konu bağlamında birbirlerinin tamamlayıcısı gibiler. Bu nedenle ikisini tek kitapta birleştirmek iyi bir tercih olmuş. Eserlere geçmeden önce Seneca ve Stoa hakkında kısaca bilgi vereceğim.
Seneca MÖ 6 – MS 65 yılları arasında yaşamış filozof, retorik ustası, devlet adamı ve tragedya yazarıdır. Kendini Stoacı geleneğe dahil gören Seneca, Roma döneminde Stoacılık’ın önemli temsilcilerindedir.
Tıpkı Aristoteles’in, 20 yaşında tahta geçen İskender’in öğretmeni olduğu gibi; Seneca da, 16 yaşında tahta geçen Claudius’un öğretmenidir. Dönemindeki taht kavgalarının bir yansıması olarak kendi kendini öldürme cezasına çarptırılmış ve yaşamına son vermiştir (o öldükten sonra kardeşi de aynı cezaya çarptırılarak yaşamına son verir).
Stoacılık Kinik felsefeyle, Kinik felsefe de Sokrates’le bağlantılıdır. Kinik okulunun kurucusu Antisthenes Sokrates’in öğrencisidir, Antisthenes’in izinden giden Krates, Zenon’un öğretmenidir ve Zenon da Stoacılık’ın kurucusudur. Sokrates ve Stoa arasındaki bağlantı kısaca şöyle kuruldu: Sokrates – Antisthenes – Krates – Zenon.
Kinik okulu otoriteyi, siyasi ve yozlaşmış toplumsal yaşamı reddeder. Amaçları doğayla uyumlu mutlu bir yaşama ulaşmaktadır. Her biri kendini herhangi bir kent-devletin vatandaşı görmek yerine, evrenin yurttaşı olarak görür.
Erken dönem Stoacılık’ın kuruluş amacı, erdemli insanların bir araya gelerek birlikte vakit geçirmeleri, sosyalleşmeleriyken; Roma döneminde bu anlayış geri plana atılmış ve erdemli olmak için Romalı vatandaşların geleneksel değerleri koruyup politik yükümlülüklerini yerine getirmeleri yeterli şart görülmüştür. Böylece Stoacılık aristokratlara uygun bir