"Keşke yaşayan biri olmasaydın. Şu dünyada da sana rastlamasam, yüreği esin dolu bir ressamın tablosu olarak tanısaydım seni! O zaman resminin önünden ayrılmaz, hep seni seyreder, doya doya öperdim. Seninle yaşar, seninle soluk alır, güzel hayalinle mutlu bir insan olurdum. Bundan başka ne isterdim ki? Koruyucu meleğim olarak uykuya yatmadan ve uyanmadan önce seni çağırır; Tanrısal, kutsal bir resim yapmaya kalktığım zaman hayalinin gelmesini beklerdim. Ama şimdi... Ne dayanılmaz bir yaşam benimkisi! Sen gerçekte yaşayan birisin ama bundan benim ne yararım var? Bir delinin yaşantısı, yakınları için onu bir zamanlar seven dostları için katlanılacak bir şey mi? Tanrım, nedir benim çektiğim? Hayalin gerçekle çatışmasına nasıl dayanılır?"