Yüzünün üzülmeye çalışmış yerlerinden bahsediliyor,
güya gövdenin ve sesinin başına su gelmiş,
inanmazdım.
Herkesle hançersin de kendinle adın çıkmış sanki,
kalbini özenle kırmışsın bütün eşyanın, ummazdım,incirin öte hatrı suyun kuşkusuz fikriyle üzgünüm
dilemiştim ki en çok kar yağmasın bu kış,
bu kış kalp suyumla ıslanmasın yastık!
Dilemiştim ki yoktur aşk
bu mutlak hasar bu mükemmel hata
bu belki mümkün bir kusurdur sinemdeki.
Ama ödü varsa umru da var insanın ayarı gibi...
Anladım sanki:devlet neden şarap kullanmaz.
Neden en uzun suya en sessiz uzanır yüzün,neden en çok üzülmüş üzümün adı şaraba çıkar,sonra madem insan kal adında bir beladır,
insan dalgın bir belgedir kendiyle hayat arasında
neden eve dönmekten ibarettir hayat?
Neden bazen simsiyah bir doğruyla denilir,
devletin ve Allah’ın en iyi fikridir kış,
bütün evlerin en mükemmel hatasıdır baba.
Başka incirin yarasını başka incir de bilmez gibi talandır bu herkesle herkes olmak...
Kopan umur, ufalan ödün adıyla
iki lekenin birbirine dağılmasına sadece aşk mı denir?
Diğer zeytinin diğer zeytine fethi gibi
dilerim herkesin vaktiyle adı sinem olan uzun bir
yasa değer eli.
Sinem!
O kadar, o denli...