Sonsuz Akşamlar
Serin bir akşam üstü, İstanbul'un sokaklarında,
Eski zamanlardan kalan, tatlı bir sessizlik.
Kubbelerde yankılanan ezan sesi, hatıralarda,
Uzaklara dalan gözlerde, derin bir hasretlik.
Boğazın sularında süzülen, incecik bir kayık,
Geçmişten kopup gelen, nağmelerle sarılı.
Her dalgada, her ışıkta, ruhumuza bir ayık,
Fırtınalı günlerin ardından, umutla karılı.
Ey zamanın eskimez güzelliği, eski yarımada,
Topkapı sarayından süzülen, nazenin bir hikaye.
Yorgun surlarda yankılanan, asırların sada,
Bu şehri ebedi kılan, ölümsüz bir rüya belki de.
Gecenin koynunda, yıldızlarla süslü gökler,
İstanbul’u bekleyen, suskun ve mağrur.
Karanlıkta parlayan, masmavi denizler,
Her dalga bir şarkı, her kıyı bir dur.
İşte böyle, kalbimde yaşar Yahya Kemal,
Maziyle geleceği kucaklayan bir heves.
Bir bakışta buluşur, tarih ve ideal,
Sonsuz akşamlarda, İstanbul ve nefes.