rainer

«Benim için her zaman yenisin ve yenileşmenin sırrına sahipsin; bununla beraber seni teşkil eden zerre ve unsurların hiçbirine yabancı değilim! Öyle ki seni ta ezelden beri tanıdığımı, güzelliğini yapan mucizeli şeylerin iştiyakını, farkına varmadan sayısız bir zaman içinde çektiğimi sanıyorum. Onlar bütün tekevvün boyunca benim kısa lezzetlerim ve uzun hasretlerim olmuşlardı. Şimdi onların hepsini sende, senin tılsımlı terkibinde teker teker buldukça şaşırıyorum. Bana gelmeden evvel neredeydin? Bütün bu mükemmel şeyler, bu emsalsiz güzellikler ve mukavemet edilmez câzibeler parça parça hangi yıldızlarda dinleniyordu? Çünkü sende onların hepsinden ve esrarengiz hasiyetlerinden bir şeyler var, dalgın ve etrafına yabancı anlarında onlara doğru uzaklaştığını, onların hülyasına büründüğünü o kadar çok sezdim ki… Söyle, seni ilk aramaya başladığım andan bugüne kadar eşyanın tenevvüünde geçirdiğin tecrübeleri anlat! Hangi zengin ve esrarlı madenlerde, hangi nâdir hassalı ve acaip pırıltılı taşlarda uyudun? Hangi muattar, göz alıcı ve kıvrak nebatlarda büyüdün, ve hangi çevik hayvan vücutlarında, hareketlerinin o keskin ve zâlim melekesini, vücudunun tehlikeli rehavetini elde ettin? Sesinin inhinalarını hangi dereler verdi? Göz yaşlarının sıcaklığını topladığın akşamlar nasıl akşamlardı? Kaç yaşayan ve şuurlu vücutta henüz tamamlanmamış hüviyetinin cazibe ve kudretlerini deneye deneye yetiştin? Teninin afif hicabını bulmak için kaç gül bahçesi, kaç şâire ilham verdi ve kaç bahar nefesinin rayihasını vücude getirmek için iflâs etti? Mevsimlerin, aydınlığın, muzlim ve sırrına erişilmez kanunların hava ve hevesten yarattığı güzel çocuk, bana bunları anlat! Sen tabiat kadar sonsuz, mütenevvi ve tezadlarla dolusun, halbuki görünüşte saf bir düşünce kadar muayyen ve bir damla suda
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nathanael, her kişinin derdi her zaman kendisinin bakmasından, gördüğünü de kendine bağlamasından gelir. Her şey bizim için değil, kendi kendisi için önemlidir. Gözün bakılan şey olsun. Nathanael! senin o güzel adını anmadan tek mısraya başlıyamaz oldum. Nathanael, yeterince anlıyor musun sözlerimin acılığını? Daha da yaklaşmak isterdim sana ! Sonra, Elisee’nin, onu dirliteyim diye, Su-namite’in oğlu üzerine kapandığı gibi - “dudakları dudaklarının üzerinde, gözleri gözlerinin, elleri ellerinin üzerinde, uzandı” - ışıklar saçan kocaman yüreğimle senin o hâlâ karanlık ruhuna karşı, tamamiyle uzanmak isterdim üstüne senin, dudaklarım dudaklarının üstünde, alnım alnının, senin o soğuk ellerin yakıcı avuçlarımda, yüreğim çarpa çarpa… (“Ve çocuğun eti ısındı”, der kitap…) çarpıntılı ve düzensiz bir ömür sürmek üzere şehvet içinde uyanasın diye - sonra beni bırakasın diye… Nathanael, işte ruhumun bütün sıcaklığı -al götür. Nathanael, coşkuyu öğretmek istiyorum sana
Kıyıların kumlarının hoş olduğunu okumak yetmez bana; çıplak ayaklarım bunu duysun isterim… Bir duyunun ardından gelmemiş bilgi bana yaramaz. Şu dünyada güzel bir şey görüp de ona bütün sevgimin dokunmasını arzulamadığım olmadı hiç. Toprağın âşık güzelliği, yüzeyinin çiçeklenişi çok güzel senin. Ey, arzumun gömüldüğü görünüm! Araştırmamın gezindiği açık ülke; suyun üzerine kapanan papirüslü. Yol; ırmağa eğilmiş kamışlar; ormanların ağaçsız yerleri; dalların aralığında ovanın, sınırsız vadisinin belirişi. Kayaların ya da bitkilerin koridorlarında dolaştım ben. Baharların yayılıp serilişlerini gördüm.

rainer

, 1000Kitap'a katıldı.