Profilimdeki 052 sayıları 0+5+2=7 olduğu için ayrıcalıklı ᯓ★ᯓ★ᯓ★ᯓ★ Hee gelcen mi çocuklar açç (╥﹏╥)
1000Kitap
Karşıma Çıkan İlk 3 Jakehoon Ai Yorumalamaca
1-Sunghoon jay parka benzemis sevmedim jake gayet iyii yine de 10/7😭🫂 2-Sunghoonun tipi kaymış foto ise normall 10/6🤧 3-Jake cokk kötü cikmis yaa ama kafalarını yaslamalari olurr biraz cute (sh aşırı iyii) 🫶 10/8
1000Kitap
Reklam
İmâm İbn Kudâme der ki:
"Kadının yüzü de elleri de avrettir. Yabancı erkeklerin yanında örtmesi farzdır. Çünkü Allah Teâlâ mümin kadınlara cilbablarını yüzlerine çekmelerini emretmiştir." (el-Muğní, c. 7, s. 25)
Film önerileri ve düşündürdükleri...
Ayşen Şahin (Aksakal) En çok tek mekanda geçen filmleri severim. Ortam değişmeden bir konu anlatabilmek için en az 90 dakika tartışılmaya değer bir konu, o tartışmayı dinlemeye değer kılan bir metin ve izlemeye değer kılan çok iyi oyunculuklar gerekir. Bu tek mekan filmleri genelde bir felsefi tartışma ya da ezber bozma üzerine olur ve roller dengeli dağılır. Bir kült olan "12 Angry Men"i bilirsiniz. 1957 yapımı bu film farklı karakterlerdeki mahkeme jürisinin "makul şüphe" üzerinden bir genci idama göndermek ya da beraat ettirmek arasında 180 derece değişen kararları üzerine kurulu ahlaki bir tartışmanın sahneye yansıması. Tüm film 8 numaralı jürinin "Peki ya?.." sorusunu sorması ve tartışmayı açması üzerine kurulu. Bir diğer kült film de 2007 yapımı "The Man From Earth". Taşınan profesör arkadaşları John Oldman'ı uğurlamak üzere bir araya gelen 7 akademisyen, meslektaşlarını taşınma nedeni üzerine açıklama yapması için zorlayınca on dört bin yaşında olduğunu öğrenirler. Biyoloji, sanat tarihi, ilahiyat, antropoloji, arkeoloji, tarih gibi uzmanlıkları olan misafirler kendi alanlarındaki bilgileri ile bunun imkânsız olduğunu ispatlamaya çalışsalar da Oldman'ın cevapları bunun gerçek olabileceğini gösterir. Özellikle dinlerin ortaya çıkışını izahatı, tüm akademisyenleri dehşete düşürür. Senaristi Jerome Bixby'nin 38 senede tamamladığı, sinemanın en entelektüel işlerinden biri olarak tarihe geçen film, izleyiciye 89 dakika boyunca şu soruyu sordurur: "Peki ya?.." 2012 yapımı "Le Prenom"da, evde bir eş-dost yemeğinde geçer. Vincent, doğacak çocuğuna Benjamin Constant'ın 1816 tarihli aynı adlı romanının kahramanı olan Adolphe'un adını vermek isteyince yemeğin seyri değişir. Tartışmalar, yazılışı farklı olsa da bir çocuğun Hitler'in ön adı ile yaşamanın yükünü taşımaması
Dizi/Film
Bir Emevi mirası: Sorumluluğu Allah'a atmak
Kur'an'da anlatılan "kader" kozmoloji için konan ölçüleri-yasaları ifade eder. 1 Bu bağlamda insanın kaderi de "özgür iradesi ile yaptığı seçimler" ekseninde ölçülendirilir. 2  Bu sebepledir ki seçimlerimizin sonuçlarının getirdiği sorumlulukları vardır. İşte bu sorumluluklardan kaçınmak isteyenler kendi tercihlerinin, kararlarının yol açtığı sorunlarla yüzleşmekten kaçmanın yolu olarak tüm bunların kendileri dışındaki faktörleri sonucu olduğunu bunun önceden belirlenmiş bir plan/kader olduğunu iddia ederler. Özellikle de sorumluluk toplumsal ise yani siyasi liderler kendi sorumluluklarındaki eylemleri meşrulaştırmak, bu icraatları sorgulatmamak için "Biz yapmıyoruz; bunları bize Allah yaptırıyor" derler. Bu tarihin en eski siyasi manipülasyonudur: Allah'ı kendine kalkan edinip, sorumluyken kendilerini sorgulanamaz kılmak… Yöneticilerin kaderi kullanıp Allah'ı istismar etme taktiklerinin Müslümanların tarihindeki ilk izdüşümünü Muaviye'de rastlıyoruz.  Peygamberimizin arkadaşlarından Hucr b. Adiy'i Hz. Ali taraftarı olduğu için öldüren Muaviye, tepkiler karşısında zor durumdaydı. "Biz yapmadık, Allah yaptırdı bize" diyerek kendisini sorgulanamaz kılmaya çalışmıştı. Emevilerle birlikte "Zillullahi fi'l-Arz" (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) ve "Sultânullahi fi Arzihî" (Allah'ın yeryüzündeki gücü) gibi sıfatlarla kutsallık kazandırılıyor, sultanların her icraatı, Allah adına sayılıyor dolayısıyla eleştirilemiyordu. Çünkü bu yapan, Allah adına(!) iş yapan birisiydi. Muaviye'den sonra yerine sultan olarak varis bıraktığı Yezid döneminde Kerbela, Harre gibi travmatik katliamlarına, kadınlara tecavüzlere, yağma ve yolsuzluklara vb. büyük yıkımlarına gerekçe olarak bunların Allah'ın önceden belirlediği planı/kaderi olduğunu camilerden vaaz ettirmişti.  Bir başka Emevi
Alıntı
Link paylaşımı
Link Paylaşımı tek1bilinc.blogspot.com/2026/06/metapol... academia.edu/resource/work/1... TÜRKÇE: METAPOLİHELEZONİK HAKİKAT MANİFESTOSU NEDEN OKUNMALIDIR? 1. Ruh ve Maddeyi Birleştiren Bütüncül Bir Sistem Sunar Modern bilim, ruhu görmezden gelir; geleneksel teoloji ise maddeyi ihmal eder. Bu manifesto, bu iki kutbu aşan, ruhun maddesel arenaya intikal ettiğini ve maddenin ruhun yoğunlaşmış bir tezahürü olduğunu ilan eden bütüncül bir sistem sunar. 2. Dijital Çağın En Büyük Sorunlarına Ontolojik Çözümler Getirir Algoritmik yönlendirme, dikkat ekonomisi, veri sömürüsü, yapay zeka ve genetik manipülasyon gibi dijital çağın en büyük sorunları, bu eserde ontolojik ve etik bir çerçeveye oturtulur. Enhar Protokolü ile dijital toksinlerden arınma, Kolektif Rezonans Kaleleri ile toplumsal direniş ve dönüşüm için pratik rehberler sunar. 3. Bilim ve Teoloji Arasında Güçlü Bir Köprü Kurar Kuantum fiziği, sicim teorisi, holografik evren, karadelikler ve karanlık madde/enerji gibi modern bilimin en güncel bulguları; İhlas Suresi, Esma-ül Hüsna, vahiy, nübüvvet ve darb-ı meseller gibi kadim teolojik kavramlarla harmanlanır. Bu, inanç ve bilim arasındaki uçurumu kapatan ender çalışmalardan biridir. 4. Kendi Özünü Keşfetmek İçin Bir Rehberdir Ahsen-i Takvîm (en güzel kıvam), Sekinet (içsel sükûnet) ve Zerone Ufku kavramları, insanı mekanikleşmeden önceki ezelî özüne dönmeye davet eder. Bu eser, sadece bir teorik metin değil; aynı zamanda kişisel dönüşüm için adım adım bir rehberdir. 5. Kolektif Bilinç ve Toplumsal Dönüşüm İçin Bir Manifestodur Kolektif Rezonans ve Lezon Durumu kavramları, bireysel farkındalığı toplumsal dönüşüme taşır. Nahum Doktrini'ne karşı farkındalık ve direniş, bu eserin toplumsal boyutunu
Reklam
Reklam