Likewise, Orthodox and historically Protestant populations have declined globally. If Roman Catholicism has grown only marginally and Orthodox and Protestant numbers have declined, how are we to understand the massive growth in numbers of Christians in the Global South? The most significant growth was among independents (i.e., African Independent Churches and Chinese house churches), which increased from 1.7 percent of all Christians in 1910 to 16.6 percent in 2010.
Hector'un evinin basamaklarında birkaç dakika boyunca öyle şaşkınca bakınan Baudelaire kardeşler çığlığın ağızda donmasının, bütün bedenin zangırdamasının, ellerin boşlukta kalır ve ayakların yerden kesilir gibi olmasının nasıl bir duygu olduğunu, yaşayarak öğrendiler.
Tabii bir de, bugünkü temel insan hakları açısından diyelim isterseniz, modern hukuk açısından, sıkıntı oluşturan bazı ayetler de var. İşte bunları da not etmişim. Mesela, Nisa Suresi 34. ayet, gerektiğinde kadınların dövülmesi; Maide Suresi 38. ayet, hırsızın elinin kesilmesi; Nur Suresi 2 ve Nisa Suresi 15. ayette zina yapana 100 kere değnekle vurulması; Nisa Suresi 11 ve 176. ayetlerde, erkeğe iki kadın kadar miras hakkı tanınması gibi. Bunları tarihsel perspektifle yorumladığımız zaman, yanlış da olsalar, o döneme göre olağan şeyler olabilir. Çünkü 7. yüzyıldan bahsediyoruz. Yani bunlar, o dönemin ceza sistemine göre ya da genel sosyal politik yapısına göre çok anormal olmayabilir. Ama günümüzde bunları bire bir uygulamakla ilgili tabii ciddi sıkıntılar var. Yani o dönem ceza olarak öngörülen şeyin kendisi bugün modern hukuka göre suç.
1606 Zsitva-torok barışının esas maddeleri şöyle özetlenebilir: 1. İmparatorun ödemekte olduğu yıllık 30.000 altın haraç kalkıyor. 2. Sultana bir defada harp tazminâtı olarak 200.000 guruş (yaklaşık 67.000 altın) ödenecektir. 3. İmparator her üç yılda bir sultana hediyeler gönderecektir. 4. Karşılıklı yazışmalarda imparator, pâdişahla eşit zikredilecektir. 5. Avusturya hükümdarı için kral unvanı yerine Roma çesarı (imparatoru) unvanı kullanılacaktır. 6. İki taraf karşılıklı sınırlara tecavüz etmeyeceklerdir. 7. Sınır anlaşmazlıkları Budin beylerbeyi ile Avusturya Raab kale kumandanı arasında görüşülecek ve bir hükme bağlanacaktır. 8. Bu antlaşma, daha sonra gelecek sultan ve imparatorlar için de geçerli sayılacaktır. 9. Bu antlaşmaya İspanya kralı da iştirak etmiş sayılacaktır. Güçlükle barışa erişilmiş olup bu antlaşma Avrupa'da Osmanlı üstünlüğüne son veren bir belgedir.
Sayfa 36 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu