7/10
·250 syf.··
2026 6. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:01
Vay be... Cidden vay be... Gözlerim dolu dolu bitirdim. Bu arada kitabı okumadım, storytel'den dinledim, seslendirenlerle ilgili bir çift laf etmezsem hatırları kalır, başta Murat Eken olmak üzere hepsi harika iş çıkarmış, tebrik ederim. Storytel'de genellikle bir kitabı tek bir seslendirmen okur, bu yüzden bazen diyalogları takip etmesi ve iç sesi diyalogdan ayırt etmesi zor olur ama bu kitapta her karakteri ayrı bir kişi seslendirdiği için takip etmekte hiç zorlanmadım. Gelelim kitabın içeriğine... Aslında son kısma gelene kadar fikirlerim oldukça olumsuzdu, hikâyenin kurgusu çok basit, yer yer de klişe gelmişti, hele bazı yan karakterlerin hayat hikâyeleri yeşilçam filmlerinden aşırma gibiydi. Tabii bir kitabı dinleyerek takip etmek, okuyarak takip etmekten daha zor benim için. En basitinden, dinlediğim kitapları çoğu zaman ya yolda ya ev iş yaparken, yani hareket halindeyken dinlediğim için not alma fırsatım olmuyor. O yüzden de bu incelemeyi yazarken sadece hafızamda kalanlara güvenmem gerekiyor. Bir de çapraz okuma işini biraz abartıp aynı anda 6-7 kitaba devam ettiğim için bu kitabı ömrünüze bereket tam 76 günde bitirmişim. Neyse çok uzattım, devam edeyim... Dinlerken baş karakterimiz Arif'in sürekli yazarlardan, filozoflardan alıntılar yapması, o alıntıların üstüne söz söyleyip serbest çağrışımla aklına uçuşan apır sapır düşünceleri paylaşması hoşuma gitmişti. Tabii burada okurken edebi hazdan bayılacağınız, beyninizin yanacağı upuzun cümlelerle, bilinçakışı tekniğiyle yazılmış paragraflardan bahsetmiyorum. Bir arkadaşınızla muhabbet ederken kuracağınız basitlikte ve bazen de küfür içeren cümleler işte. Sevdim mi sevmedim mi arada kaldığım bir diğer konu da Arif'in tüm sohbetlerine yedirdiği genel kültürüydü. Yani sevgilisiyle Guinness marka bira içiyor ve
Güzel Filmler Çabuk BiterVolkan Sönmez · Kuartet Yayınları · 2026421 okunma
Puan vermedi
#OkudumBitirdim Bir kadının Kavgaları ve Dönüşümleri/ Édouard Louis Édouard Louis, 76 sayfalık bir kitaba bu kadar yoğun ve bu kadar etkileyici bir konuyu sığdırırken, hem üzen hem de düşündüren ilk sayfadan itibaren kendimi konunun içinde bulduğum bir okuma oldu. Yazarın bundan öncede üç kitabını okudum, beni yine şaşırtmadı..... Yazar, annesinin yıllarca süren zorlu evliliğini, yoksulluk ve baskı altında geçen yaşamını akıcı bir dille anlatıyor. Ancak bu sadece bir annenin hikâyesi değil; kendi hayatını yeniden kurmaya çalışan bir kadının özgürleşme mücadelesinide aktarıyor. Louis'nin sade ve etkileyici dili, annesine duyduğu sevgi, öfke ve hayranlığını da hissettim Kitap, küçük bir değişimin bile bir insanın hayatında ne kadar büyük bir dönüşüm yaratabileceğini gösterirken, toplumsal eşitsizlikler üzerine de düşündürücü otobiyografik bir eser olmuş. Kitap her ne kadar bir kadının var olma mücadelesi gibi olsada, içinde farklı konularda barındırdığı şu cumlede gizli; "Bu hikayenin ilk başlığı şu olabilirdi;bir oğlun Oğul olmama mücadelesi. " Tüm kitaplarını gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,881 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yoksulların nefret ettikleri bir şey varsa, o diğer yoksullardır.
10/10
·304 syf.··
2021 1. kitabı
Muriel Barbery (28 Mayıs 1969, Kazablanka-Fas) Fransız roman yazarı ve felsefe profesörüdür. 2000 yılında ilk romanı Une Gourmandise yayınlandı. Bu kitap on iki dile çevrildi. 2006 yılında çıkan ikinci kitabı Kirpinin Zarafeti (L'Élégance du hérisson) Fransa'nın en çok satanlar listesinde 30 hafta boyunca ilk sırada yer aldı. Mayıs 2008'e kadar elli baskısı yapılan eserin bir milyondan fazla kopyası satılmıştı. 2008 yılında bir sanatçı rezidansı olan Villa Kujoyama'da yaşamaya hak kazanan Barbery, şu anda eşiyle birlikte Kyoto'da yaşamaktadır. Kitap konusundan ziyade içeride verdiği derin felsefik sorgulamalarla incelenmeli çok iyi pasajlar okuyoruz her biri ders niteliğinde. **"Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir" lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin olup da bunun yanlış olduğu anlaşıldığında artık vakit çok geçtir. Sır dokunulmadan kalır; ama kullanılabilecek bütün enerji de uzun süredir salakça faaliyetlerle saçılıp savrulmuştur. Geriye kalan ise kişinin kendi yaşamına hiç bir anlam bulamamasını maskelemeye çalışarak kendini uyuşturmasıdır. Üstelik kendini daha iyi ikna edebilmek için de kendi çocuklarını aldatır. (Syf.13) ** Baştan beri Colombe'la ben savaştık; çünkü Colombe'a göre yaşam, karşındakini yok ederek zafer kazanmak gereken sürekli bir mücadele. Rakibini ezmemişse ve onun alanını kıtı kıtına yaşayabileceği kadar daraltmamışsa kendini güvende hissedemez. Başkalarına yer olan bir dünya onun eftenpüften savaşçı ölçütleri ne göre tehlikeli bir dünyadır. Ama aynı zamanda, ufacık bir temel görev için onlara muhtaçtır: Onun gücünü birinin kabul etmesi gerekir. Dolayısıyla vaktini olası tüm imkanlarla beni ezmeye çalışmanın yanısıra, benim ona, kılıç çeneme dayalıyken, en iyi olduğunu ve onu sevdiğimi söylememi
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
7/10
·80 syf.·
2026 79. kitabı
İvan Bunin'in 1912 yılında yayımlanan uzun öyküsü. Ayşe Hacıhasanoğlu tarafından Rusça aslından çevrilmiş, 76 sayfa. Kitabın kahramanı Natalya ve Suhodol Köyü özelinde Rus köy yaşamının özellikleri ve değişimi anlatılıyor. Hikayeyle doğrudan ilgisi olmayan pek çok karakterin bulunması, kitabın akıcılığını engellemiş bana göre. Bu kitaptan önce okuduğum Güneş Çarpması kitabındaki hikayeleri beğendiğim için yazarın bu kitabını da okumak istedim. Güneş Çarpması kitabıyla karşılaştırdığımda Suhodol Köyü'nü vasat olarak değerlendirdim.
Suhodol Köyüİvan Bunin · İş Bankası Kültür Yayınları · 2024317 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 38. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 13:16
Herkese merhaba. Ben bu yazarı okumayı çok seviyorum. Dili çok akıcı, işlediği konular çok güzel ve karakterleri gerçekçi. Kitapları kısa ama etkileyici. Eric dokuz yaşındayken teyzesi piyanoda Chopin çalar. Bundan çok etkilenen Eric yıllarca onun gibi piyano çalmaya çalışır. Yetişkin olduğunda Chopin hakkında bilgili bir piyano öğretmeniyle tanışır. Kendisi normal bir öğretmenden çok daha farklıdır. Peki karakterimiz bu öğretmenle anlaşıp istediği gibi piyano çalabilecek midir? Okuduğum en keyifli Eric- Emmanuel Schmit kitabıydı. İçindeki cümlelerin güzelliği olsun, karakterlerin gerçekçiliği olsun beni çok etkiledi. 76 sayfa boyunca kendimi kaptırıp okudum. Her şeyin sadece bol tekrar ve öğrenmekle olmadığını, başarı için hissetmek de gerektiğini; bazen kendimizi ve gerçeklerimizi ailemizden bile saklayacağımızı ama çok değer verdiğimiz birine söylemenin iyi hissettirdiğini, alışılmadık eğitim tekniklerinin de oldukça etkili olabileceğini öğrendim. Herkese iyi okumalar.
Madam Pylinska ve Chopin’in SırrıEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2025513 okunma
7/10
·440 syf.··
2026 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:00
Okumadan önce çok fazla etrafından duyduğum ve duyduğum içinde ön yargılı olduğum okumaya başladığım ilk etapta 'bu muydu yani, ne bekliyordum ki' diye düşündüğüm sonlara doğru kendine beni gittikçe bağlayan ama E. Ye karşı aşkını betimlemeye başladığında sıklıkla buz gibi soğuduğum 'bu insanlar bu kadar aşık olmayı nasıl başarıyor ya' diye düşündüren ama sıklıkla olay örgüsü de ileri geri yaptığı için çok fazla düşünemeden dikkatimi toplayan güzel bir kitaptı. Hayata devam etmişti. 45 yaşındayken kendini asarak öldüren Esme'nin varoluş hikayesinin yanında anneannemin hikayesi bir hiçti. 57 yaşında beyin kanamasından ölen anneannemin varoluş hikayesinin yanında annemin hikayesi hiçti. 76 yaşında annesi gibi beyin kanamasından ölen annemin varoluş hikayesinin yanında benim hikayem bir hiçti. Benim varoluş hikayemin yanında Eyşan'ın hikâyesinin HİÇ ya da onun hikayesinin yanında benim hikayemin HİÇ olup olmadığını bilmiyorum. Öğrenmek istemedim. Bu cümleleri sıklıkla hepimiz düşünmüşüzdür aslında ama burda karakterin bu kadar geçmişini ve anılarını hatırladığı eleştirdiği incelediği kişilerden sonra çok anlamlı bir yerde söylenmiş güzel bir çıkarımdı. Bunu da anmadan geçmek istemedim.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma