Aziz ŞEKER

Aziz ŞEKER
@76mavi
edebiyat sosyolojisi
Bağımsız Araştırmacı
Üniversite
Anadolu
İstanbul
12 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
Edebi Eleştiri
"Oryantalizm, Batı'nın gücünü yansıtır ve Doğu'daki hayatın gerçekleriyle pek az ilişkisi vardır. Doğulular hakkındaki olumsuz klişeler çok fazladır ve bunlar da Batılıların kendileri hakkındaki klişe görüşleri tarafından şekillendirilir. Batılılar, Doğu hakkında önyargılı ve sınırlı 'metinler' üretmişlerdir ve bu metinlerde Doğu'daki hayat gerçek haliyle yer almaz; ama bu metinler Doğu'ya ilişkin 'hakikatin' temeli olarak görülür."
Sayfa 525 - Ayrıntı
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kentlere...
"...İnsan yaşamının kökleri her zaman topraktadır. Sadece dev kentleri olan bir uygarlıkta kendimizi bu tür köklerden koparırız. Uygar insan entelektüel bir göçebedir, fazlasıyla evsizdir, bir mikro evrendedir, entelektüel olarak avcıların ve çobanların duyusal olarak özgür oldukları kadar özgürdür."
Sayfa 54 - Dorlion Yayınları
Adorno'ya...
"Söz konusu belirleyici gerilim son bulduğunda tek gizli kalan, insanın, yok sayıldığında bile varlığını sürdüren varoluşsal paradoksudur." "Romanın olay örgüsünün bir zihin ürünü olarak tasarlanmış olduğunu dedektifin özelliklerinden anlarız."
Metis
"Bir kış gecesi eğer bir yolcu; Malbork kasabasının dışında, sarp yamaçtan sarkarken, rüzgârdan ve baş dönmesinden korkmadan gölgenin yoğunlaştığı aşağıya bakarak birbirine bağlanan çizgilerin ağında, birbiriyle kesişen çizgiler ağında ay ışığında aydınlanan yapraklardan halının üstüne, boş bir mezarın çevresinde 'Oracıkta sonunu bekleyen öykü hangisi?' diye, öyküyü dinleme sabırsızlığı içinde sorarsa." Gözlüğünü alnına kaldırır: "Evet, böyle başlayan bir roman okuduğum konusunda size yemin edebilirim," der.
Sayfa 243 - YKY
Mahremiyetin Dönüşümü
Puan vermedi
Giddens sosyoloji geleneğinde çağdaş sosyal teorinin önemli kalemlerinden biridir. “Yapılaşma” yaklaşımı sosyolojinin merkez konularını ele almada ufuk açıcıdır. Modernliğin durumu onun eserlerinde oldukça detaylı analiz edilmektedir. Modern toplumlarda cinsellik, aşk ve erotizmi incelediği “Mahremiyetin Dönüşümü” yapıtında zihinlerimizi meşgul eden cinselliğe duygusal bir tarih okumasıyla eğiliyor. Ona göre “mahremiyet, kamusal alandaki demokrasiyle tümüyle uyumlu bir şekilde, kişiler arası alanın demokratikleştirilmesini içerir” (s.9). Gündelik deneyler, ilişkiler ve cinsellik kısmında, “cinsellik kişinin işlenebilir bir özelliği; beden, özkimlik ve toplumsal normlar arasında önemli bir bağlantı noktası olarak işliyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Kitabında Foucault’ın cinsellik hakkındaki düşüncelerine de yer veriyor. Romantik aşk ve diğer bağlılık ismini verdiği bölümde evliliğin tarihsel gelişimini masaya yatırıyor. Cinsel çekim, ekonomik şartlar, romantizm, aşk gibi belirleyiciler etrafında evliliğin geçirdiği değişime odaklanıyor. Aşk, bağlanma ve saf ilişki bölümünde, romantik aşka karşı birlikte aşkı öneriyor. Birlikte aşkın aktif ve olumsal yönüne vurgu yapıyor. Aşk, seks ve diğer müptelalıklarda, kullandığı şu cümleye katılmamak elde değil: “Kadınlar sevgi ister, erkekler seks ister” (s. 70). Giddens, bağımlılık ortaklığının sosyolojik anlamı, zararlı ebeveynler, kişisel kargaşalıklar, cinsel tasaları ele aldığı kısımda erkek cinselliğini irdeliyor. Onun aktarımı ile, “erkeklerin çoğunun giderek artan bir şekilde demokratikleşen ve yeniden düzenlenen bir kişisel hayat alanıyla hesaplaşmalarına izin veren bir benlik anlatısı inşa edemediklerini söylemeliyiz” (s. 118). Saf ilişkinin çelişkileri, cinsellik, bastırma, uygarlık gibi kısımlarda erkek-kadın
1000Kitap
Mahremiyetin DönüşümüAnthony Giddens · Ayrıntı Yayınları · 2014278 okunma