Büyükannem Size Özürlerini İletmemi İstedi; 7 yaşında bir çocuğun penceresinden birbirinden farklı karakterleri, kişilerarası ilişkileri, kayıp duygusunu, yalnızlığı, farklı olana duyulan tahammülsüzlüğü, ölüm olgusunu, ayrılığı, dostluk algısını ve daha pek çok unsuru; hem güldürerek hem de ağlatarak yansıtan, samimi ve yalın anlatımı ile çok sevdiğim bir kitap oldu.
Gerçekliğin o sert ve acı yönlerini bir masal diyarı üzerinden aktaran, çılgınlığıyla sınırları zorlayan ama bir o kadar da derin bir büyükanne ve zeki, anlaşılmadığı için yalnızlaşan torunu Elsa, hikâyenin merkezinde yer alıyor.
Elsa 7 yaşında; yaşıtlarından farklı yapısı nedeniyle zorbalığa uğrayan, yalnız bir çocuktur. Büyükannesi ise 77 yaşında; çevresi tarafından yadırganan, beklenmedik davranışlarıyla eleştirilen ama aynı zamanda son derece eğlenceli ve özgün bir kadındır. Elsa ve büyükannesi, Uyur Uyanıklar Diyarı’nın birbirinden farklı duygular barındıran topraklarında, buluttan hayvanların üzerinde yolculuk yapar ve o diyarın sakinlerinin hikâyelerini anlatırlar. Büyükanne ile hayat, her haliyle bambaşkadır.
Düzenli ve katı komşuları Britt-Marie’yi paintball tabancasıyla vurmaktan, herkesin çekindiği köpek Devşah ile bağ kurmaya kadar uzanan bu tuhaf ama eğlenceli dünya; bir gün büyükanne gidince yerini bambaşka bir yolculuğa bırakır. Elsa’ya, apartmandaki tüm komşulara ulaştırması için bırakılan mektuplar; onu insanların görünmeyen yüzleriyle tanıştırır.
Elsa bu süreçte; kimsenin görmediği ürkütücü Canavar’ı, taksi şoförlüğü yapan Alf’i, siyah etekli Ayyaş olarak anılan kadını, katı kurallarıyla herkesi bezdiren Britt-Marie’yi, kurabiye yapmayı seven Maud ve kahve tutkunu eşi Lennart’ı, sendromlu bir çocuk ve onun çekingen annesini ve en önemlisi kendi annesini daha yakından tanır. Böylece,