Ayşe Hatun

Bunun sonucunda ortaya son derece garip ve karmaşık bir yaratık çıkıyor. Düşsel planda kadın son derece önemli­dir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek ya­şamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük ya­şamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır.
Reklam
Çünkü kadın gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumluluğu yok olur. Erkek sabah kahvaltısında ve akşam yemeğinde kendini gerçek boyutlarının en az iki katında göremezse; kararlar vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, yasalar koymayı, kitaplar yazmayı, özenle giyinip yemekli toplantılarda konuşmalar yapmayı nasıl sürdürecektir?
yaya kaldırımında birbirini omuzlayarak yürüyen her iki cinsiyetten insanlara baktım; yaşam her iki cinsiyet için de çetin ve güçtü, sürekli bir kavgaydı.
Ama derinlerde yatan gerçek, kimi zaman başıboş anlarımızda, düşlerimizde su yüzüne çıkar.
dinginliğin ruhu,cennetten gelen bir bulut gibi yere indi.
Reklam