Ben sustum… sustuğum her geceye
bir kurşun saplandı alnımdan önce.
Yetimdim, duvarlarla büyüdüm;
devlet bana “evlat” demeyi öğrensin diye.
Kışlayı yurt bildim, sipere diz çöktüm,
Vatan dedim, tüfeğe kardeşim gibi baktım.
Bir mektubum vardı kimseye yazmadım.
Gönlümde bayrak, avcumda toprak aktı.
Şimdi ben yokum. Adımı bilen de az,
Bir taşta kurudu çocukluğumun izi.
Anam da yoktu, anımsayanım da…
Yüreğimdeki öksüzlüğe değmedi kimse.
Alışmışsınız, Şehit haberi deyince
kan değil, kum gibi akıyor gözünüzden.
Ben düşünce bir dağ gibi sessizce,
Siz hâlâ ekran başında gülüyorsunuz ezgilerden.
Ben ki son nefesimi vatana verdim,
Sesim bile size fazla geldi belki.
Arkamda bıraktım bursla büyüyenleri;
Ben öldüm de hâlâ yaşıyor benim gibiler belki.
Ben miyim garip? Bu toprak benim değil mi?
Ne zaman el üstünde tutulur hak eden?
Benim gibi kurdu yolda bırakanlar,
İti omzunda taşıyanlar utansın derinden.