Ve Eylül çaldı kapıyı, ey Gülnare
Rüzgâr, dalları sürüklerken sokaklara
Başlayacak ne aşklar biliyor musun?
Sessiz, usul, bir mezar taşı kadar ağır.
Uğur böcekleri kırmızı kabuğunu soydu,
Hiçbir şans getirmedi,
Yoncalar tek dal kaldı,
Kırılan gövdelerden papatyalar düştü,
Sevmemenin pası sinmiş yapraklara.
Ben bilmem ayların adını, Gülnare,
Takvimler susar, ben susarım,
Bir tek zamanın yorgun çanı çalar,
Geçiyorsa gün, geçer öyle
Bir yolun kenarında,
Ayakta uyuyan bir yalnızlık gibi.
Muhammed Emin Kıymacı