Adı:
Ekmek İşçileri
Alt başlık:
Çorbacı
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9753850204
Kitabın türü:
Çeviri:
Olcay Göçmen
Yayınevi:
Oda Yayınları
Gorki'nin yaşamında fırınların ve ekmek işçilerinin özel bir yeri vardır. Fırınlar. Onun Üniversiteleri'nden biriydi. O dönem Rusya'sında fırınlar tıka basa yasak kitaplarla dolu olan birer siyasal eğitim yuvasıydı. Genç Gorki, devrimci hareketin yoğun merkezlerinden biri olan Kazan'da uzun yıllar hem ekmek işçiliği yapmış, hem de gizli devrimci eylemlere katılmıştı.Gelişigüzel ve genellikle rastlantılara bağlı olan siyasal eğitimi konusunda şöyle diyor Gorki:
"Bana Marksist diyorsunuz; elbet öyleyim. Ama Marks'a göre değil, hamurum böyle yoğrulduğu için... Kitaplardan çok ve daha iyi Marksizm'i Kazan'daki eski ekmek işçisi Semenov'dan öğrendim."
Maksim Gorki denince akla ilk gelen kitap Ana. Ancak Ekmek işçileri de dönemin Rusya (daha doğrusu SSCB'sini) anlamak isteyenlerin okuması gereken kitaplardan.
Mâlumunuz üzere, Maksim Gorki eserlerinde kişisel sosyalist ideolojilerini de yer vermiştir fakat bunu, doğrudan görüşlerinin ne olduğunu anlatarak değil; belirli bir olaylar zinciriyle, hikayelerle yapmıştır. Bu, Ekmek İşcileri hikayesinde, dönemin Rusya'sında bir ekmek fırınında çalışan bir grup talihsiz insanın arasına katılan genç hikaye kahramanının (ki bu muhtelemen yazarın kendisi) başından geçenler anlatılıyor. Burada resmedilmek istenen, o dönemde işçilerin zor yaşam koşulları, haysiyet sınırları, işçi-patron ilişkileri gibi konulardır. Oldukça sürükleyici ve zaman zaman da hüzünlü bir hikayedir de bu. Okumanızı tavsiye ediyorum.
Bir karakter canlandırın ki kafanızda, düşünceleri saflık ve dürüstlük içersin. Dostoyevski'nin Budala yapıtındaki Prens Mışkin gibi olsun. Bunun yaşamdaki karşılığı da Maksim Gorki olur. Gorki'nin Ekmeğimi Kazanırken kitabında fırıncı Ossip karakteri vardı ve Gorki'ye kiliseye kapan demişti. Ekmek İşçileri'nde ise bu fırın yaşamı tamamen aktarılıyor. Semenov karakterinde fırın sahibi var ve bu fırını eski patronunun karısını ayartarak elde ediyor. Kendisi de eski bir işçi olmasına rağmen işçilere birer hayvanmış gibi davranıyor. Gorki bana Marksist diyorlar fakat Marks'a göre değilim diyor. Hamurum böyle yoğrulduğu için böyleyim ve Marksizm fikrini Kazan'da çalışırken eski ekmek işçisi Semenov'dan öğrendiğini belirtiyor.

İşçi yaşamının sefaletini, işçiler arasındaki yoz ilişkiyi anlatıyor Gorki. Aynı şartları paylaşan ve hayvanmışçasına davranılan insanların kendi aralarındaki kopuk, şiddete dönük, iğrenç ilişkilerinden dem vuruyor. Gorki bunları en sonunda örgütlüyor ve patrona karşı geliyorlar. O geldikleri andan itibaren kendilerini insanmış gibi hissediyorlar. Sömürü düzenindeki emekçi ilişkilerinin empati düzeyinde birbirlerini anlaması ve örgütlenmek için mücadele etmelerini beklerken aralarındaki şiddeti, yozlaşmayı gören Gorki bu iğrenç dünyayı satırlara döküyor.
En büyük acı, en ezici utanç, insanın sevip değer verdiği ya da uğrunda yaşadığı şeyi yeterince ve gerektiği biçimde koruyamamasından; insan için, yüreğin çoraklaşıp dilsizleşmesinden daha acı olamaz..
Maksim Gorki
Sayfa 89 - Oda Yayınları
Yalan söylemeyen yoktur. Budalalar, budala oldukları için, ötekiler ise kurnaz oldukları için yalan söylerler.
Maksim Gorki
Sayfa 114 - Oda Yayınları
-Sen önce şunu anlat bakalım...Neden sakatlanmak istiyorsun?
-Bütün nedeni,ruhumun başka şeylere susamış olması. Dünyanın bir ucundan kalkıp öteki ucuna kadar gitmek,dünyayı baştan başa dolaşmak,buradan çok uzaklara gitmek istiyorum. Bütün bu şeyler nasıl düzenleniyor,nasıl işliyor,nasıl yaşanıyor,neler umuluyor...işte bütün bunları görmek ,anlamak istiyorum.Belkide herkesi mutlu kılacak büyülü şeyleri ele geçirmeyi başarırım.İşte,istediğinden fazla neden! Ama böylesine sağlıklı olarak bütün bu işleri kıvıramam ve bunları yapmak için neden bulamam! İnsanlar bana neden ötürü başıboş dolaştığımı soracaklar. O zaman onlara rahatlıkla söyleyebilecek bir neden bulamam.İşte bunun için sakat kol veya bacak istiyorum...Yaralı olursam daha iyi olacak,çünkü insanlar yaradan korkarlar.
Halk dediğin şeyin, ipe sapa gelmez yararsız işlerle uğraşan bir sürü olduğu gerçeği senin de kafana dank edecek.
Maksim Gorki
Sayfa 74 - Oda Yayınları
Pek karışık görünmeyen, ama gerçekte karmakarışık düşüncelerle dolup taşan bu insanların arasında yaşamak giderek güçleşiyordu. Gerçekler, sıkıcı bir kabusa dönüşüyor ve kitaplarda yazılanlar daha kuvvetli, artan bir güzellikte parıldıyor, ama gökteki yıldızcıklar gibi her zaman biraz daha uzaklaşiyorlardı.
Arkadaşları kadar yozlaşmamış olduğunu anlaması, her zaman sevince boğmaz insanı.
Maksim Gorki
Sayfa 24 - Oda Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ekmek İşçileri
Alt başlık:
Çorbacı
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
160
ISBN:
9753850204
Kitabın türü:
Çeviri:
Olcay Göçmen
Yayınevi:
Oda Yayınları
Gorki'nin yaşamında fırınların ve ekmek işçilerinin özel bir yeri vardır. Fırınlar. Onun Üniversiteleri'nden biriydi. O dönem Rusya'sında fırınlar tıka basa yasak kitaplarla dolu olan birer siyasal eğitim yuvasıydı. Genç Gorki, devrimci hareketin yoğun merkezlerinden biri olan Kazan'da uzun yıllar hem ekmek işçiliği yapmış, hem de gizli devrimci eylemlere katılmıştı.Gelişigüzel ve genellikle rastlantılara bağlı olan siyasal eğitimi konusunda şöyle diyor Gorki:
"Bana Marksist diyorsunuz; elbet öyleyim. Ama Marks'a göre değil, hamurum böyle yoğrulduğu için... Kitaplardan çok ve daha iyi Marksizm'i Kazan'daki eski ekmek işçisi Semenov'dan öğrendim."

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Carpe diem
  • Sultan
  • Deep Down
  • Burhan Erdemir
  • Gökhan Tufan
  • Lord Of The Sea
  • Oktay
  • Ebru Baysan
  • Savaş Ç.
  • Yusuf Sezgin Aybey

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%11.1 (1)
9
%11.1 (1)
8
%44.4 (4)
7
%33.3 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0