Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı șekilde, fakat her șeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Senelerden beri hic kimseye bir tek kelime söylemedim. Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her șeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan baska nedir?
Yaşadığım müddetçe türlü türlü yerler gezecek, dilini bildiğim ve bilmediğim insanlarla tanıșacak ve her yerde, herkeste onu, Maria Puder'i, Kürk Mantolu Madonna'yı arayacaktım. Onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum. Fakat aramamak elimde olmayacaktı. Beni, bütün ömrümce bir meçhulü, mevcut olmayan bir șeyi aramaya mahkûm ediyordu. Bunu yapmamalıdı..
Bir kadının bize her șeyini verdiğini zannettiğimiz anda onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.