Eğer biri her durumda tam olarak ne yapmamız gerektiğini bize gösterebilseydi güzel olurdu. İşin aslı hayatımızın büyük bir bölümünü şunları yaparak geçiriyoruz: bir şeyler için hazırlanarak, bir şeyler için çalışarak ya da ilerideki keyifli zamanlarımız için para biriktirerek ya da bu zamanları bekleyerek. Ama boksör Mike Tyson'ın da dediği gibi: "Planlar ancak suratınızın ortasına bir yumruk yiyene kadar işler."
Bir Stoacı her soruya bir cevap bulmaya ya da her ihtimale karşı bir plan tasarlamaya çalışmaz. Ama bu durum onu telaşlandırmaz da. Neden mi? Çünkü karşılaştığı durumlara uyum sağlayıp onlara göre değişebileceği özgüvenine sahiptir.
Kimse hayatın kolay olduğunu söylemedi. Adil olduğunu da. İnsanlık tarihi hayal dahi edemeyeceğimiz güçlüklerden, zorluklardan ve mücadelelerden sağ çıkmayı başarabilmiş uzun ve bölünmez bir bağdır, bunu unutma . Damarlarındaki kan ve seni sen yapan genler. İşte atalarından sana kalan miras budur. Onlar olmasaydı bugün burada olamazdın. Etkileyici bir geleneğin mirasçısısın ve onların yaşayan bir evladı olarak onların yapabildiği her şeye muktedirsin. Varoluş amacın bu. Bugünlere bu yüzden geldin. Olur da günün birinde işler zorlaşırsa bunları hatırla.
Eğer bunu yapamıyorsak, o zaman belki şunu yapabiliriz. Eğer şunu da yapamıyorsak, o zaman belki başka bir şey yapabiliriz. Eğer o da mümkün değilse her zaman bir alternatif vardır.
Düşünceleriniz frekansınızı belirlerken, duygularınız size o an hangi frekansta olduğunuzu bildirir. Kendinizi kötü hissettiğiniz bir anda, daha çok olumsuzluğu kendinize çekmeye uygun bir frekanstasınız demektir, iyi hissettiğinizde ise, daha çok iyiliği güçlü bir biçimde kendinize çekersiniz.
Güzel anılar, doğa, en sevdiğiniz müzik, gibi “Sırrın İpuçları”adıyla anılan bazı faktörler duygularınızı değiştirerek bir anda başka frekansa geçmenizi sağlarlar.Sevgi, yayabileceğiniz en yüksek frekansa sahiptir. Hissettiğiniz ve yaydığınız sevgi ne kadar büyükse, kullandığınız doğal güç de o kadar etkilidir.