Bizler, yaşama yabancılaşmış, zorla yürüyen insanlar olduğumuzdan dolayı bu yazdıklarım etkili olacaktır. Üstelik gerçek hayata öyle yabancılaşmışız ki, adını bile duymak istemeyiz. Bunda da o kadar ileri gideriz ki, gerçek hayatı ancak kitaplardan ögrenebilecegimize inanırız
Ben, sizlerin yarım yamalak bıraktığı şeyleri sonuna kadar götürdüm. Sizler, korkaklığınıza ölçülü davranış kılıfını geçirip, onunla teselli buluyorsunuz. Şu halde, sizlerden daha gerçek bir hayat sürüyorum ben.
Kimse hayatın kolay olduğunu söylemedi. Adil olduğunu da. İnsanlık tarihi hayal dahi edemeyeceğimiz güçlüklerden, zorluklardan ve mücadelelerden sağ çıkmayı başarabilmiş uzun ve bölünmez bir bağdır, bunu unutma . Damarlarındaki kan ve seni sen yapan genler. İşte atalarından sana kalan miras budur. Onlar olmasaydı bugün burada olamazdın. Etkileyici bir geleneğin mirasçısısın ve onların yaşayan bir evladı olarak onların yapabildiği her şeye muktedirsin. Varoluş amacın bu. Bugünlere bu yüzden geldin. Olur da günün birinde işler zorlaşırsa bunları hatırla.
Eğer bunu yapamıyorsak, o zaman belki şunu yapabiliriz. Eğer şunu da yapamıyorsak, o zaman belki başka bir şey yapabiliriz. Eğer o da mümkün değilse her zaman bir alternatif vardır.
Ne denir bilmiyorum. Kitabı okurken İzmir'in işgali sırasında yaşanan olaylar ve sivil halka yönelik zulümler insanın kanını donduruyor. Tarihin bu karanlık sayfalarını unutmamak ve gelecek nesillere aktarmak gerektiğini bir kez daha hissettim. Bu tür eserlerle milli bilincin oluşmasına ve tarihimizin daha geniş kitleler tarafından öğrenilmesine katkı sağlayan Ramazan Hoca ve Nazım Hoca'nın emeklerine sağlık.