Gerçek şu ki, sahip olduğumuz duyguları seçemiyoruz, diyor Ekman. Bu da insanlara, duygularının esiri olduğunu söyleyerek hareketlerini mazur gösterme fırsatı verir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sorun, tıbbi personelin hastaların fiziksel durumlarıyla ilgilenirken, duygusal tepkilerini göz ardı etmesindedir. Hastalığın duygusal gerçekliğini önemsememek, insanların duygusal durumunun hastalığa karşı direnmelerinde ve iyileşme sürecinde bazen önemli bir rol oynayabileceğini gösteren ve giderek artan bulguları da görmezden gelmektir. Modem tıbbi bakım, çoğu zaman duygusal zekâdan yoksundur.
Santa C nız’daki California Üniversitesi’nde on yıllardır önyargıları inceleyen sosyal psikolog Thomas Pettigrew, “önyargı, duyguları çocuklukta oluşur, bunları meşrulaştırmakta kullanılan inançlar ise sonradan gelir”, diye açıklıyor. “Hayatın sonraki dönemlerinde önyargınızı değiştirmek isteyebilirsiniz, ancak entelektüel inançlarınızı değiştirmek derin duygularınızı değiştirmekten çok daha kolaydır.
Genelde gündelik duygu taklidi oldukça üstü örtülü bir biçimde gerçekleşir. Uppsala Üniversitesi’nden İsveçli araştırmacı Ulf Dimberg, insanların gülen ya da öfkeli bir yüze baktıklarında, yüz kaslarındaki ufak değişiklikler aracılığıyla, kendi çehrelerinde de aynı ruh halinin belirtilerini gösterdiklerini bulgulamıştır. Bu değişim, elektronik alıcılar tarafından algılansa da, genelde çıplak gözle görülemez