"Marie o Katolik adama kaçtığından beri, bu iki derdim daha da artmıştı. Ağrılarını dindirmede en iyi yardımcılarım olan Tantum Ergo veya ilahiler de artık pek işe yaramaz olmuştu."
"Ben dindar değilimdir, kiliseye falan gitmem. Ancak bir çeşit tedavi gibi gelen dinî kitap ve şarkıları okurum; çocukluğumdan beri çektiğim üzüntü ve baş ağrılarımın geçmesine yardımcı olduklarından."
"Fakat arada bu uçurum daima kalacaktı. Ara sıra onun üstünden ellerimiz birbirine uzanacak, sonra ben küskün, o ümitli kendi dünyalarımıza dönecektik. Biliyordum, bu düşünceler sade bu akşamın düşünceleriydi. Yarın sabah ben kibrit kutularımı bir sepete yıkıp enstitüye gittiğim zaman başka adam olacaktım."
"... O kendisi olmak için beni unutmağa belki muhtaç! Fakat ben ancak onun sayesinde biraz kendim olabiliyorum. Bu, belki de onun hiç anlamayacağı bir şey. O benim kaderimi bitmiş biliyor ve bunda haklı! Fakat ben onun kaderi üstüne acz içinde titriyorum."