Bir roman, okuruna kendisini anlatmadan önce ona bir his veriyorsa, bu zaten başlı başına bir başarıdır. Afili Hafiye, ilk sayfalarından itibaren tam da böyle bir his verir: Altında bir şeylerin
Bazı kitaplar bu platformda ve sosyal medyada o kadar abartılıyor ki; ister istemez beklentimiz olduğundan daha yüksek oluyor. Halbuki bu kitabı kendim görüp beğensem ve alsam çok beğendiklerim
“Birtakım şeyler kırılır, bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu
Kitabın ilk 50 sayfasi karakterlerin isimlerini karıştırarak geçti ve biraz panik yaptım çünkü kitap 800 küsür sayfaydı. Hayatta okuyamam bırakayım dedim sonra bir şans daha verdim devam ettim. Yaklaşık 5 gün sürdü bitirmem. Ama öyle yorgunum ki bu kitap bende baş ağrısı yaptı. Çok beğendim ama tavsiye edecek cesareti bulamıyorum. Hikaye öyle katmanlı ki güzel bir şeyler olacak mı acaba diye bekledim. Jude yerine koydum kendimi ve bu yapmamam gereken bir hataydi çok çaresiz hissettim okurken. Sonuna kadar üzüntüyle ve sabırla bir şeyler olsun diye bekledim ve son bölümü okurken boşluğa düştüm. Jude'a kızamadım bile.
"Ördekler, Newburyport": Modern Hayatın Kaotik İç Dökümü(Lucy Ellmann'ın Çığır Açan Romanı Üzerine Bir İnceleme)
Kitabın Yapısal DevrimiBiçim ve İçerik Uyumu 1.000 sayfayı aşan metin,
Ölümün Sonu/Kitap Yorumu
Üç Cisim Problemi serisinin son kitabını bitireli çok olsada yorumunu yazmaya yeni fırsatım oldu. Daha doğrusu kitap beni bir miktar yorduğu için kendime o gücü bulamadım