8 bağımsız öykü ve 8 farklı eşyadan ibaret bataklık hikâyesi.
9/10
·145 syf.·
2026 43. kitabı
"Kendimi bildim bileli yoksullara, serserilere, üçkâğıtçılara ve şiir yazmaya başlayanlara meylettim durdum." s.89 Eser, SSCB'den göç etmek zorunda kalan Yazarın, Amerika'da açtığı tek bir bavuldaki eşyalar üzerinden ülkesindeki absürtlükleri, gündelik hayatını anlattığı otobiyografik bir eserdir. Çok beğendim, çokta benzettim. Yaşanmışlıklara, ülkenin yaşantısı ve siyasi durumları her bir insan kendi yaşadığı ülkesine benzetecektir, ki bundan %100 eminim. Yazarın Zona isimli romanını da çok beğenerek okumuştum. Bir çok eleştirilere maruz kalmış yazarın en önemli gâyesi; Eserlerinin sovyetler gibi bir devletin elinden almaması ve satışa çıkmasıydı. Baskıcı Sovyet rejimi propaganda ile yönetilirken, Dovlatov bu rejimi derin politik analizler yerine sıradan insanların trajikomik hikayeleri üzerinden eleştirir. Karakterlerin, bilakis kendisinin iç dünyasını ve de yozlaşmış ilişkileri sarkastik bir dille sert şekilde eleştirmiştir. Akıcı, sert mizaha sahip bu kitap 8 öykü ve 8 farklı eşyadan ibaret kısa bir hikâyeden ibarettir. Ayrıca eserde karakterlerin birçoğu bizzat yazarın kendi çevresinden, gazetecilik veya askerlik yıllarından olan gerçek kişiler olmuştur.
Düşünce
BavulSergey Dovlatov · Jaguar Kitap · 2022248 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2026 4. kitabı
İnsan yaşarken ölüm hakkında düşünmediği ne varsa hepsini yaşlanırken düşünüyor. Ve ne yalan söyleyim ben bunu biraz çürümeye benzetiyorum. Çürümeden olduğumuz gibi göçemez miydik ? Zihni, bedeni ve tüm benliği yavaş yavaş ihanet etmeye başlıyor insana. Bu kitapta tam olarak Bo’nun ihanet sürecini anlatıyor. Bo 89 yaşında ve evine gelen evde sağlık hizmetleri personelleri ile yaşamını sürdürmekte. Biz okuyucularda bu evde sağlık personellerinin günlük notlarından Bo’nun an ve an göçüşünü okuyoruz. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar yalın dille su gibi akıyor bir gecede bitirmelik.
Turnalar Güneye UçarkenLisa Ridzén · Timaş Yayınları · 2025310 okunma
Reklam
Puan vermedi·349 syf.··
2026 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:53
Bakara Suresi tefsirinin 3. cildini de bitirmiş oldum. her satırını sindirerek okuduğum bir kitap oldu. Naçizane tavsiyem, bu eserin kesinlikle not alınarak okunması yönündedir. Konuyla ilgilenen herkesin satın alıp kitaplığına katması gereken çok başarılı bir tefsir çalışması. İyi ki okumak nasip oldu; konuları derinlemesine inceliyor ve çok güzel örneklerle açıklıyor. Kitapta 49 ile 89. ayetlerin tefsir açıklamaları yer alıyor. Kur'an-ı Kerim'in evrensel olduğunu, her döneme ve her kesime hitap ettiğini, kıyamete kadar da tek hak kitap olarak kalacağını bu eseri okurken bir kez daha derinden hissediyorsunuz. Şimdi, kitaptan çok beğendiğim bir bölümü sizlerle paylaşarak sözlerimi noktalamak istiyorum:" Allah (cc) ne buyuruyor ? “Yoksa siz, Kitabın bir bölümünü inanıp da bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz ? “ Tüm ayetler, hadisler ve tarihsel veriler,böyle seçmeci bir yaklaşımı reddeder.Bir kişinin,ayetlerin işine gelen kısımlarıni alıp,diğerlerini “mensup” diyerek geçersiz sayması; Allah’ın kelamının bir bölümünü geçersiz ilan etme cüreti göstermesi ; kendi teorisini vahyin önüne koyması ciddi bir inanç problemine işaret eder. Eğer bu tutum küfür değilse, küfür nedir ?
1000Kitap
Bakara Suresi Sohbetleri 3Nouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 2025170 okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2026 422. kitabı
Söyle Allah aşkına niye burdasın? Külbe-i ahzan mı? belledin bu barakayı? Kaan Murat Yanık Doğu ile Batı kültürleri arasında köprü kurarak okuru deniz aşırı bir serüvene çıkarıyor, Yanık, heyacan dolu sayfalara Üstün çizim yeteneğine sahip, hayalperest bir genç olan Kalender.Yola Çıkış Hikâyesini okuyoruz..Kalender, hem hayatının aşkını geri kazanmak hem de babasının yarım kalan hayalini gerçekleştirerek bir kâşif olmak amacıyla yollara düşer. Dünyayı hayallerinin peşinden gidenler değiştirirler zaten. S:90 Mekânlar: İstanbul'dan Amerika kıtasına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, gemiler üzerinde ve uzak diyarlarda geçen sürükleyici bir yolculuk anlatılır. Unutmak için içmek. İçmek için hatırlamak. Ne amansız bir döngü." S:89 Sular Üstünde Gökler Altında yalnızca keşfetme arzusu değil, aynı zamanda bu sürecin insanda yarattığı değişimler, merak ve dönüşümler şiirsel bir dille işlenir. Belki de hepimiz, dokunaklı bir kitabın içinde yaşıyoruzdur, Kaptan…s:296
Roman-Edebiyat
Sular Üstünde Gökler AltındaKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20233,211 okunma
Bu yaşamaklar. Nasıl yorucu.
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:05
“Her şeyden kaçabilir insan, mutluluğu erteleyebilir, sevinci saklayabilir, uykuyu öteleyebilir, nefreti dizginleyip kıskançlığı perdeleyebilir ama acıyı öteleyemez; yalnızca gerçekten bıçağın keseceği, kırığın hissedileceği zamanı görmeniz, duyumsamanız, seyretmeniz yeterlidir. Kan akar, kalp kırılır, acısı olabildiğince heybetli şekilde yaşanır. Yaşayacağım acılardan emin, yürüyordum.” s.112 Acılara yürüyor korkmuyorum, korkmuyorsun, korkmuyorlar.. “Kaybedenler her zaman kaybediyor. Bu masada kazanan yok. İki kaybeden bir kazanan etmiyor. Ben niye kaybettim, bilmiyorum. Kaybetmiş hissediyorum.” s.119 Bu his bazen insanın yakasını asla bırakmıyor. Orada öylece broş ya da kravat gibi duruyor. “Kalabalıktan sıyrılıyorum, kalabalığı sevmiyorum. İnsanlardan olabildiğince çabuk kurtulmaya çalışıyorum. Ayaklarımın üzerinde durmalıyım. Hiç kimseye muhtaç olmamalıyım. Ne maddi ne de manevi.” s.90 Hepimizin yegane arzusu bu di mi ama? Sonra da ne kadar yalnızım diye hayıflanmak da bizlerin eseri. “Yürüyorum. İnsanların etrafımdan akıp geçtiğini görüyorum. İnsanlar var; nefes alıyorlar, konuşuyorlar, adım atıyorlar, görüyorlar, bir amaç uğruna savruluyorlar. Bir şeylerin etrafında pervane olup ömürlerini tüketmekte beis görmüyorlar. İnsanlar var; acılarıyla, sevinçleri ve adını koyamadıkları duygularıyla varlıklarını anlamlandırmaya çalışıyorlar. Bir dünya düşlüyorlar; o dünyayı yaşamak için çabalayıp dururken, bir kanat çırpışı kadar zamanda ömürleri geçip gitmiş oluyor. Tahayyül ettikleri dünyayı gerçekleştiremiyorlar. Tahayyül etmek, hayale kanmak yetiyor insanlara.” s.89 “Bazen o duygu gelir, yakama yapışır; her şeyi mahvetme, yok etme, yıkma düşüncesi. Yıllardır içimde büyüyen bir kaçma hadisesi. Nereye, neden, niye, nasıl? Mutlak mecburiyetler dünyasında, farklı bir
YaşamaklarCaner Almaz · Everest Yayınları · 2021208 okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2026 394. kitabı
Kusursuzluğumuzun farkına ancak ve muhakkak sanat yoluyla varabilir, gerçekten var olmanın sefil vahametinden yalnızca sanat yoluyla korunabiliriz. Kanoko Okamoto birbirine saplantılı şekilde bağlanan iki karakterin ve zanaatkarların dünyasını odağına alır. Alt sınıftan gelen Mataiçi adındaki bir Japon balığı yetiştiricisi, çocukluk arkadaşı olan Masako'ya saplantılı bir şekilde âşıktır. Mataiçi, Masako'nun erişilmez güzelliğine ve entelektüelliğine o kadar hayrandır ki, onun zarafetine ve eşsizliğine denk, "mükemmel" bir Japon balığı üretmeyi hayatının amacı haline getirir Japon Balığı Kargaşası aşkın estetik bir boyuta evrilmesini ve kişinin ulaşılmaz bir ideali ararken yaşadığı psikolojik yolculuğunu anlatıyor.Zengin bir aileye giren bu şefin sınıf atlama kaygısı, arzuları ve estetik tatmin konuları işlenir. Japon Balığı Kargaşası Kitap, Japon Balığı Kargaşası Japon kültüründe çok değerli olan "zanaatkâr" kavramı üzerinden eril bakış açısını, saplantılı arzuları ve sanatsal mükemmelliği arayan karakterlerin psikolojisini gözler önüne serer. Kanoko Okamoto'nun kaleminden okuduk. Dünya değişir, insanlar değişir ama insanların yemek yeme arzusu değişirmez. Yemek kadar dürüst bir şey yoktur, lezzetli veya lezzetsiz olduğu hemen anlaşılır. Lezzet denilen şey tam bir muamma...s:89
Roman-Edebiyat
Japon Balığı KargaşasıKanoko Okamoto · İthaki Yayınları · 20221,544 okunma
Reklam
Reklam