Nisa Altıparmak

Nisa Altıparmak
Türkçe öğretmeni
47 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
7/10
·204 syf.·
2019 8. kitabı
Orhan Pamuk üslubunu özleyip, diğer yazarlarda bu hazzı alamadığını hissedenler umarım siz de buradasınızdır. Ancak Masumiyet Müzesi'ne öncelik tanıyanlar biraz hayal kırıklığına uğrayabilir, bu anlamda uyarı şart! Masumiyet Müzesi'nde bağlayan unsurun monologlar ve ruh analizleri olduğunu düşünüyorsanız bu kitap sizi yeterince doyurmayabilir. Zira Kırmızı Saçlı Kadın, Orhan Pamuk'un olayları detaylandırmakta cimri davrandığı bir yapıt olmuş. Olay örgüsüne gelirsek, kahramanımız Cem'in yüzyıllar öncesine (Sührab ve Rüsdem, Oidipus) 16 yaşına ve şimdiki yaşamı üzerinde yoğunlaşması sürekli bağıntı kurması hoşuma giden yönlerinden oldu. Bana göre bir çocuğun baba figürü peşinde oluşu, babasına benzetmeye çabaladığı ustasını anlattığı bölümler kitabın en duygusal bölümleriydi. Beklentim ise baba olmayı umut eden bir adamın, ruh analizleriyle kitaba samimi bir iklim yaratmasıydı. Yaratmadı, olsundu.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,2bin okunma
Reklam
9/10
·352 syf.·
2019 4. kitabı
George Orwell’in 1984 romanı Winston’un çiftdüşün paradoksundan uzaklaşarak sistemi çözme çabası ekseni üzerine kurgulanmış bir distopya kitabıdır. Kitapta politika, siyaset manipülasyon ve propaganda olgularına rastlıyoruz. Büyük Birader, devrimden sonra yeni bir yönetim şekli oluşturması ve halkı yanında tutmak için tarihi, mimariyi, İngilizce’yi değiştirerek otoritesini güçlendirmiş , iktidarının geleceğini garantiye almayı başarmıştır. İnsanları güdülerinden arındıran bu sistemin tek amacı, insanı Parti için yaşatmak. Tabii bu aşamada zeki olanlar aptal gibi görünmek zorunda kalacaklardır. Düşüncelerini düşünce polisinden, bedenini tele ekrandan, aşkını ise sevgilisinden saklayamayan Winston deli olmak için zihnini zorlasa da artık kendisini sistemi çökertmek için eyleme geçerken bulur. Winston'un bu tutumu kalbimi maceranın neticesi ile değil büründüğü kimlikle ve vazgeçişleriyle epey kırdı. Toplum tüm zamanlarda olduğu üzere piramitlerden meydana gelir ve en alt basamağı ise kalabalık, ancak fikir üretmekten aciz olan Proleterler oluşturur. Proleterler kısmına gelinceye kadar karşı-ütopya olduğuna emin olduğum bu kitap artık benim için çağdaş, “bildiklerimden bahseden bir kitap” haline geldi. Romanda iktidarın amacının belli bir ideolojiye bağlı kalmaksızın kişisel çıkarları ayakta tutmak olduğunu vurgulaması da keza romanın çağını aşmış; bütün iktidarların temel tanımını yapmıştır. Zira toplumun echel ordusundan oluşması da sonsuza kadar otoritelerin politikasıdır. George Orwell komünizmden faşizme Nazilerden Stalin’e cesur söylemleriyle kaleme aldığı bu roman belli bir dönemi değil tüm zamanları kapsayan düşünceyi eğip bükebilen bir hal almış. Kitaptaki tedirginliği beynimde hissederek okuduğum bu romanı (okumayanı kaldıysa) tavsiye ediyorum.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
9/10
·225 syf.·
2019 1. kitabı
Hayatımda karşılaşmak istemeyeceğim manzaraları, güçlü tasvirleri ile yaşatan; ruhumu kesip atan kitap. Savaşı liseli kahramanımız Paul'un ağızından dinliyormuşuz hissi uyandırdı ve birçok duyguyu da beraberinde getirdi. Kitabın başlangıcından sonuna kadar savaşı övgüyle dinledikleri öğretmenlerine sitemlerine şahit oluyoruz: Onların öğrettikleri dünya görüşü bombardımanla beraber yıkılıvermişti. Hayalleri, gelecekeleri olmayan çocukların cephede açlıkla, hastalıkla, insanlıklarıyla olan mücadeleleri savaşın gerçeklerini ortaya koymaya yeterliydi. Kendilerini "öldürebilen ölüler" olarak tanımlayan Paul ve arkadaşları cephe içerisindeki iç sesim oldular. Sistemi, savaşı, ölümü, insanlığı sorguladılar. Aslında ölmemeye programlanmış bu gençler ellerinden geldikçe öldürüyor, öldürdüklerinin ise insan olduklarını -tıpkı kendileri gibi- unutuyorlardı. Kitabın can alıcı noktalarından bir bölümünde anlatılan buydu işte. Neden düşünmedim savaştıklarımın annesini, karısını, yüzünü? Kitapta her on sayfada bir içimi acıtan cümleleri oldu bu çocukların. Bir çocuk savaşçının ne hissettiklerini anlatmaya yetti. Savaşta sınıf ortamını korumaya çalışan arkadaşlar gördüm. Anlatılanlar belli muzipliklerle hayatta kalmaya çalışan bir grup genç yaşamın körelişiydi. Kitapta naçar, mafsal, cerahat kelimeleri kullanıldı. Ardı ardına... Aslında kitabı özetlemeye yetecek kelimelerden birkaçıydı bunlar. Mafsallardan bahsedildi sayfalarca, ölen insanları izleyen çaresiz gözler betimlendi... Arkadaşlarını kaybetmekten korkan bir çocuk anlatıldı... Paul memleketine döndüğünde savaşı, mücadeleyi ve zorluğu ancak yaşayanları tebriklerle anlamaya çalışan halkına, hastanelerde gördüklerini anlatmaktan yorgun bir genç vardı. Umut etmekten korkan, yaşamın neresinde olduğunu bilmeden yaşama tutunmaya
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Ciltli)Erich Maria Remarque · Everest Yayınları · 20204,053 okunma