Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şu saatten sonra bir ilişkim olmasının tek yolu kadının gelip aylarca peşimden koşması. Şu devirde egosuna teslim olan ve cinsiyeti yüzünden herşeyi hakettiğini düşünen kadın oranı %90 üzeriyken belli mesafede kalmam gayet doğal. Olayın özeti ne ben küfür edeyim ne sizin gururunuz kırılsın. Uzak durun benden.
Ben herhalde tövbe hâşâ kıyamet gününde milleti kurtuluşa erdireceğim. Bir şey yapmadığım hâlde gelen geçen hâlâ ilgisini çeken şeyleri veya yaşadıkları herhangi bir anıyı kan mı çekiyor anlamadım yakalayan bana anlatıyor. Ya benim yaşlarda yada benden birkaç yaş büyük yeni bir müdür işe başladı. Görünen öyle aşırı disiplinli birine de benzemiyor yalnız tipi düzgün. Bende dün gece nöbetteydim. İş çıkışı normal sivil giyinmiş bizim güvenlik arkadaşlara selam mı ne vermiş anlamamışlar mı, tanımamışlar mı ne. Bende cevaben "Vallah müdürüm ben o topa hiç girmeyeyim. İnsanların ruh hâlini bilemem" dedim. Süizan yapıp 90'dan vurmak istemiyorum hâlbuki. Benim yarı yarıya Azeri ve Terekeme damarım tutuyor o sorun işte...
Bugün Kendi Çocukluğumu Mutlu Ettim...
Zaman, kimileri için amansız bir hızla akıp giden bir nehir, kimileri içinse hep aynı masum kıyıda duran bir saat kadrandır. Bazı ruhlar vardır ki, takvimler neyi gösterirse göstersin, dünyanın o hiç kirlenmemiş, hep çocuk kalan tarafında nöbet tutarlar. Tıpkı bugün yeni bir yaşın kapısını aralayan, ama kalbi hep o en saf çocukluk hevesiyle atan güzel Nurcihan gibi... Onun dünyasında hayat; sığınacak, sevilecek ve sımsıkı sarılınacak bir "bebek" sıcaklığından ibaret.
Onun gözlerindeki o ısrarlı, o hevesli arayışı her gördüğümde, zamanın geriye doğru büküldüğünü hissederim. Hafızamın tozlu raflarından, 90'ların ortalarında bir yerlerden, bir zamanlar tam da Nurcihan gibi bekleyen, umut eden küçük bir kız çocuğu çıkıp gelir. Kapıların ardında özlemle beklenen, mahrumiyetin sessizliğiyle geçiştirilen o çocuksu dilekleri en iyi ben bilirim. Ve gün gelir, hiç tanımadığınız bir yabancının uzattığı bir el, o küçük kızın dünyasını değiştirir; bir çocuğun kalbine dokunmanın ne büyük bir mucize olduğunu fısıldar kulaklarına.
İşte bugün, bir annenin kalbiyle ve geçmişin o hiç unutulmayan emanetiyle Nurcihan’ın yanındaydım. Aslında bir başkasının eksikliğini gidermek için atılan her adım, insanın kendi içindeki o eski, kırık dökük odaları tamir etme çabasıymış, bunu bir kez daha anladım. Bir çocuğun yüzündeki tebessüme vesile olurken, asıl iyileşen bendim.
Nurcihan kucağındaki yeni oyuncağına masumiyetle sarılırken, ben yıllar öncesinin o uzak ikliminde kalmış eksik çocukluğumun elinden tuttum. Sadece bir kalbi mutlu etmeye çalışmadım; bugün, o küçük kızın payına düşen gecikmiş bir sevinci tamamladım.
Bugün, bir başkasının tebessümünde kendi çocukluğumu mutlu ettim.
Sevgili annesi Özlem Koyun hanımefendi arkadaşıma da ayrıca teşekkür