evet, nostaljiden söz eden bizler bir yerden, bir alandan çok bir zamana gönderme yapıyorsak bu doğulan ülke de ne oluyor? yitirilmiş geçmiş zamanın nostaljisi, nevermore'un. dönememenin ıstırabı, değişimin yarattığı yıkımın reddi, değişimin yıktığının reddi, yıkıcı zamanın karşısındaki güçsüz öfke, yalnızca akıp gitmiyor zaman: yok ediyor.
benim köyüm, benim mahallem, benim sokağım, eskiden oldukları gibi değil artık. onları değiştirdiler, her şeyi kırdılar, beni de birlikte. bu adsız 'onlar' yapacağını yapan acımasız Zaman'dan başka kim olabilir ve yalnızca kendine özgü zamana boyun eğmek isteyen, değişmeyi seven ama bunu kendiliğinden özgürce yapmak isteyen bu benlik hangisi? bir insani zaman.
nostaljik kişinin geçmişe bağlılıkla (gericilik, bir hakaret) yitirilmiş çocukluğunu aradığı söylenir, artık sürgün olduğu çocukluğun o gizemli zamanını. evet, şüphesiz. fakat onun doğulan yurda özleminin başka bir kaynağı olduğunu düşünüyorum. idealize ettiği geçmiş değil, sırt çevirdiği şimdi değil, ölüyor olana. onun isteği: her yerde -kıta, kent, meslek, aşklar değiştirse de- doğduğu yurdu bulabilmek, yaşamın doğduğu, yeniden doğduğu yeri. nostaljinin taşıdığı arzu, hareketsiz bir sonsuzluktan çok, her zaman yeni doğumlardır.
öyleyse geçen ve yıkan zaman, yaşayan bir yerin ideal biçimini almaya çalışır. doğulan yurt yaşamın eğretilemelerinden biridir.
PencerelerJ. B. Pontalis