Canım annemin ellerinden <3
Kitabı bütünlüklü okuduğumda, sanki tutulamamış bir yası tutmuş gibi hissettim. Hüzün vardı; ama daha çok, geç kalınmış bir yüzleşmenin sessiz ağırlığı… Acı bağırmadı, içimden geçti. Sayfalar ilerledikçe sadece okur olmadım; tanık oldum.
Ellerine, emeğine sağlık annem. Henüz 14 yaşındayken bu hikâyeyi yazmaya karar verip, onu yıllar boyunca içinde taşıyan ve doğru zaman geldiğinde cesaretle gün yüzüne çıkaran seninle gurur duyuyorum.
Bir Ömrün Sessiz Çığlığı, tek bir kadının hikâyesi gibi görünse de, sesi kısılmış; emeği görülmemiş; acısını içine atmak zorunda kalmış pek çok kadının ortak yankısı. Sessizliği seçiyor ama kalpten konuşuyor.
Annem bu hikâyeyi yazarken bağırmadı. Suskunluğu, sabrı ve direnci kelimelere emanet etti. Okurken insan şunu derinden hissediyor: bazı yükler hemen taşınmaz, yıllarca insanın içinde olgunlaşır; ancak zamanı geldiğinde yazıya dönüşür.
Bu kitap, unutulmaması gerekenlerin kaydı.
Ve ben, böyle bir tanıklığı kaleme alan bir kadının kızı olmaktan derin bir gurur duyuyorum.
Saliha Ana’ya; artık aramızda olmasa da, hikâyesiyle bugünlere ulaştığı ve sessizliği kelimelerle hatırlandığı için içten bir saygı ve minnetle…
Canım annemin ellerine sağlık.